Zemin – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sat, 08 Jun 2024 22:12:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Malatya’da Yükselen Çarşı Projesi Ticareti Canlandıracak https://www.haber28.com.tr/malatyada-yukselen-carsi-projesi-ticareti-canlandiracak/ https://www.haber28.com.tr/malatyada-yukselen-carsi-projesi-ticareti-canlandiracak/#respond Sat, 08 Jun 2024 22:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20070 Deprem bölgesi Malatya’da yapımına başlanılan çarşı projesinde inşaatlar yükseliyor. Çalışmaları yerinde İnceleyen AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, 1 yıl içinde çarşının tamamlanacağını ve ticaretin canlanacağını söyledi.

AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, beraberinde AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan ve AK Parti İl Başkanı Namık Gören ile birlikte Akpınar ile Emeksiz arasında yapımı süren çarşı projesinde çalışmaları yerinde incelediler. Burada şantiye yetkililerinden bilgiler alan Er ve beraberindekiler zemin sağlamlaştırmasının tamamlanması ile inşaatların hızla yükselmeye başladığını söylediler.

AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, seçim sürecinde gittikleri her yerde dile getirdikleri söylemlerini hatırlatarak, “Biz dedik ki, en son vatandaşımız kalıcı konutuna erişinceye kadar, en son esnafımız kalıcı iş yerine erişene kadar bize durmak da yasak yorulmak da yasak. Sadece bana değil ekibime de yasak. Bunun hassasiyetle bunun üzerinde durduk” dedi.

TOKİ ve Emlak Konut’ta çalışmış biri olarak Malatya’nın sorunlarını bildiğini de ifade eden Er, “Ama halkın arasında dolaştıkça bu sorunların, bu sorumluluğun üzerime yüklediği yükün ağırlığını daha da hissetmeye başladım. Allah’ın izniyle biz kesinlikle bu yükün altından kalkacağız ve Malatya’mızı en hızlı şekilde hak ettiği noktaya taşıyacağız” ifadelerine yer verdi.

Temel hedeflerinin çalışmaları daha da hızlandırmak olduğunu ifade eden Sami Er, “Şu ana kadar yaklaşık 8 bin konutun teslimatı yapıldı. Bu bir buçuk aylık bir süreç içerisinde teslim ettik. Aslında bu 8 bin değil de 18 bin- 20 bin de olabilirdi. Çünkü TOKİ’nin hızını ve gücünü çok iyi biliyorum. Çamurlu da olsun, İkizce de olsun yapmaya kalksak inanın şuana kadar 30 bin konutta teslim etmiş olurduk Ama Malatya’nın dokusunu ve mahalle dokusunu bozmamak için, insanlarımızın kendi mahallelerinde, sokaklarında konutlarını yapmaları, evlerine sahip olmaları için rezerv alanlarını hayata geçirdik. Rezerv alanı biraz daha ağır ve zor işleyen bir süreç. Bunun sebebi de şu. Malatya halkımız vatandaşımız bize yardımcı olursa inanın 2 yıl içerisinde bu konutların tamamını yaparız. Bu tamamen halkın tutumuna bağlı. Bunu niye söylüyorum. İşte gördüğünüz gibi karşıda birkaç tane bina var, bazısı çok yıpranmış binalar olmasına rağmen mahkemelik konuları var. Bunlar uzayınca işlerimiz de uzuyor, ister istemez. Şimdi vatandaşa onun için özellikle sesleniyorum. Bize yardımcı olsunlar diye. Bize yardımcı oldukları takdirde inanın 2 yıl içerisinde Malatya’nın bütün konut sorunları çözülmüş olacak. Şu anda sayın vekilimin belirttiği gibi 43 tane rezerv alanı tespit edilmiş. 43 tane rezerv alanının 25 tanesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından onaylanmış. Diğerleri de inceleme aşamasında. Onlar da onaylanacak” şeklinde konuştu.

“Şu anda burada her bir tuğlanın konması, döşenmesi Malatya için bir umut”

Bakırcılar çarşısı olarak bilinen bölgede zeminin kötü olması nedeniyle sürecin biraz zorlu geçtiğini de hatırlatan Sami Er, “Gerçekten zeminden dolayı şok zor işleyen bir süreç vardı burada. Burası 2 aşamalı ihale edildi. İlk olarak zemin iyileştirme yapıldı. Zemin gerçekten çok bozuktu. Zemin iyileştirme tamamlanınca gördüğünüz gibi bundan sonrası çok hızlı ilerleyecek Allah’ın izniyle. Burada 12 binin üzerinde fore kazığı çakıldı. Şu anda burada her bir tuğlanın konması buraya, döşenmesi Malatya için bir umut. Biz ne diyoruz, inşaatlarımız, konutlarımız, iş yerlerimiz yükselmeye başladıkça gitme eğiliminde olan kardeşlerimiz var burada kalacak Göç eden 70 bin kardeşlerimizin de Malatya’ya gelme eğilimleri olacak” ifadelerine yer verdi.

“En büyük garantörünüz de biz olacağız”

Bazı muhalefet adaylarının ve kesimlerin rezerv alanları ile ilgili gerçek olmayan bilgileri yaydığını da dile getiren Er, “Bazı belediyeciliği bilmeyen arkadaşlar, dönüşüm nedir haberi olmayan arkadaşlar, rezerv alanlarını halkın gözünde küçük düşürmek, istismar etmek için olmadık akıllara ziyan açıklamalarda bulunuyor. Diyorlar ki ‘Devlet buraya bu rantı yapacak, buraya çökecek’ Vatandaşımız şunu iyi bilsin. Malatya halkı bize güvensin. Biz bunun garantörüyüz. Devlet hiçbir zaman vatandaşın malına çökmez. Devlet vatandaşın malının garantörü. Bu da yasalarla sağlanmıştır. En büyük garantörünüz de biz olacağız. Allah izin verirse vatandaşlarımız bizi Belediye Başkanı olarak seçerse, biz buranın şehremini olacağız” dedi.

“Malatyalılar teveccühü ile Sami Er liderliğinde bu çarşı merkezi tam olarak ayağa kalkacak”

Daha sonra konuşan AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan’da uzun uğraşlar sonucunda deprem bölgelerinde çarşı inşaatına başlanılan ilk ilin Malatya olduğunu söyledi. Malatya’da Çarşının ayağa kalkması ile ticaret canlanacağını, dükkanların ışıklarının yanması ile evlerin de ışıklarının yanacağını ifade eden Babacan, “Dolayısıyla şehrin, ekonomik, ticaret ve sosyal olarak, fiziki ve psikolojik olarak ayağa kalkması noktasında biz şu an tam işin merkezindeyiz. Malatyalı burada ne olduğunu öndeki barikatlardan dolayı görememiş olabilir ama bundan sonra bunu daha da göreceğiz. İnşaatlar Çevreyolundan Bakırcılar Çarşısı diye adlandırdığımız bölgeden itibaren şimdiden yükselmeye başlamış durumda. Yani çok kısa zaman içinde bu yükselmeler olduğuna göre, Bakanımız Mehmet Özhaseki’nin de belirttiği gibi biz Allah’ın izniyle en geç 1 yıl içinde buralar tamamlanmış olacak. Ondan sonrada biz Malatya’nın gerçekten ayağa kalktığını, her şeyin çok daha güzel olacağını, üstelik planlamaları da projenin kendisini de, görsellerini videolarını, animasyonlarını inşallah görecek. Çok güzel, yekpare bir mimari tasarımla buralar Allah’ın izniyle ayağa kalmış olacak. Malatyalılar teveccüh gösterirlerse 1 Nisan’dan itibaren Sami Er liderliğinde bu çarşı merkezi tam olarak ayağa kalkacak. Ak Parti’nin, Cumhurbaşkanımızın geçmiş tecrübeleri, pratiklerini bütün Malatyalı iyi bilir. Biz bir söz verdiysek kısa zaman içerisinde bunların hepsi yapılıyor inşa ediliyor” dedi.

Milletvekili Babacan, çarşı alanında toplamda 5 bin 265 bağımsız birimin inşa edileceğini belirterek bunun 560’ı konut geri kalan 4 bin 703’ünün ise işyeri olacağını söyledi.

“Çarşı merkezimizin ayağa kalkmasıyla birlikte bütün Malatyalılar da bir moral motivasyon olacak”

AK Parti Malatya İl Başkanı Namık Gören’de çarşıdaki inşaatların yükselmesinin umutları yeşerttiğini ifade ederek, “Burası çarşı merkezi olması hasebiyle de bizim için ciddi manada önemli. Hem şehrin psikolojisi anlamında önemli hem şehrin bir an önce ayağa kalkması anlamında önemli. Elhamdülillah tabii burada 12 binin üzerinde fore çalışması yapıldı. Zemin iyileştirmesi kapsamında haliyle yapılan faaliyetler süreci biraz uzattı. En nihayetinde zeminden kaynaklanan bu durumda giderildikten sonra inşaatların yükselmeye başladığını gördük. Çarşı merkezimizin ayağa kalkmasıyla birlikte bütün Malatyalılar da bir moral motivasyon olacak. Dolayısıyla da Allah’ın izniyle deprem psikolojisinden bir an önce kurtulacak. Malatyalılar müsterih olsunlar, özellikle deprem ile meydana gelen hasarların giderileceği noktasında kesinlikle müsterihi olsunlar. Hemşerilerimiz zaten kime güveneceklerini çok iyi biliyorlar. Yaparsa Recep Tayyip Erdoğan yapar, yaparsa AK Parti yapar. Allah’ın izniyle kimse bundan yana kuşku duymasın. En ufak bir kuşkusu olan ise gitsin Doğanyol’a baksın, Kale’ye baksın, Van’a baksın, Elazığ’a baksın, Kastamonu Bozkurt’a baksın, İzmir’e baksın, sahil şeritlerinde yangınlar neticesinde tahrip olan yerleşim yerlerine baksın. En nihayetinde AK Parti’nin bugüne kadar bu konuda gösterdiği gayreti performansı, vatandaşını bir an önce kalıcı konutların ulaştırmak, bir an önce özlemini duyduğu eski yaşamına ulaştırmak noktasındaki gayretini tavrını bütün milletimiz biliyor” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/malatyada-yukselen-carsi-projesi-ticareti-canlandiracak/feed/ 0
Trakya’yı geçmişte sarsan Ganos Fayı deprem riskini diri tutuyor https://www.haber28.com.tr/trakyayi-gecmiste-sarsan-ganos-fayi-deprem-riskini-diri-tutuyor/ https://www.haber28.com.tr/trakyayi-gecmiste-sarsan-ganos-fayi-deprem-riskini-diri-tutuyor/#respond Mon, 22 Apr 2024 03:24:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15280 Tekirdağ (Gaziköy) ile Saros Körfezi arasında uzandığı tespit edilen ve en son 1912 yılında aktive olan Ganos Fayı, Trakya için risk oluşturuyor.

Trakya Üniversitesi Doğal Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya, AA muhabirine Kuzey Anadolu Fay zonunun Marmara Denizi’nin içinden devam ederek Saros Körfezi’ne kadar uzandığını söyledi.

Ganos Fayı’nın 1912’de Tekirdağ Şarköy ilçesi civarında iki büyük depreme neden olduğunu hatırlatan Kaya, depremlerin Trakya’yı olumsuz etkilediğini ifade etti.

Marmara’ya kıyı kesimler ile Saros kıyılarının risk seviyesinin yüksek olduğuna dikkati çeken Kaya, “Özellikle sahil yerleşimlerinde zemini çok iyi araştırıp inşaatları buna göre yapmalıyız. 1912 yılında olan ilk deprem 7,3 büyüklüğünde ve 1 ay kadar sonra olan ikinci deprem de 6,8. Bu büyüklükte depremler hem Marmara hem de Saros kıyılarındaki yerleşim birimlerini tehdit edebilir.” dedi.

Kaya, bölgede meydana gelebilecek bir depremin Trakya’nın güneyini daha çok etkileyeceğine işaret etti.

“Yapıların da depreme dayanıklı olarak tasarlanması bir zorunluluk”

Depreme dirençli yapıların önemine değinen Kaya, şunları kaydetti:

“Marmara Denizi’nde meydana gelebilecek olası bir depremde Tekirdağ’daki sahil kesimleri ve Saros kıyılarının etkilenmemesi mümkün değil. Bu nedenle deprem güvenli yapılar tasarlarken yapının kurulacağı zemini çok iyi bilmek gerekiyor. Jeoloji ve jeofizik mühendisleri o yere ait zeminin temel parametrelerini belirleyip inşaat mühendislerine verdiği zaman deprem güvenli yapılar ortaya konmuş olur. Tekirdağ ve Edirne’nin sahil kesimlerinde buna çok dikkat etmek gerekiyor.

Özellikle Edirne’de Enez yoğun turist alıyor ve yapıların çoğu 30-40 yıllık. 1999 yılından önce yapıldıkları için son deprem yönetmeliğinin uygulanmadığı yapılar. Bu yapıların tekrar elden geçirilmesi gerekli. Yeni yapıların da deprem güvenli, dayanıklı olarak tasarlanması bir zorunluluk.”

“Deprem öncesi gereken önlemleri almalıyız”

Mimarlar Odası Edirne Şube Başkanı Atilla Ergin de Saros Körfezi’nden fay hattının geçtiğini bu nedenle Enez ve körfezin birinci derece deprem bölgesi olduğunu ifade etti.

Edirne’de kuzeye doğru geldikçe deprem kuşağından uzaklaşıldığını dile getiren Ergin, “Edirne merkez dördüncü derece deprem bölgesinde ama bu demek değildir ki Edirne merkezde de deprem olmayacak. Bu kuşaklar son 100 yılın deprem geçirmesine göre tespit edilip, lanse ediliyor. Her yerde deprem olabilir.” diye konuştu.

Ergin, yönetmeliklere göre depreme karşı önlemler alınarak projelendirmelerin yapıldığını anlattı.

Saros Körfezi’nde evlerin 2 katlı yazlık bahçeli evler olarak planlandığını söyleyen Ergin, “Bu bölgenin depremden çok büyük bir etki alacağını tahmin etmiyorum ancak kesin bir şey de diyemeyiz. AFAD’ın çalışmalarına yardımcı olmalıyız ve AFAD’tan bu konuda destek almalıyız. Deprem öncesi gereken önlemleri almalıyız.” dedi.

“Yapı zemin ilişkisi doğru kurulmayan binalarda yıkım görebiliriz”

Edirne Kent Konseyi Başkanı Yüksek İnşaat Mühendisi Nihat Çolak ise Ganos Fayı’nın hem Tekirdağ hem de Edirne’nin güneyi açısından risk oluşturduğunun altını çizdi.

Aynı zamanda konseyin İmar ve Kentleşme Çalışma Grubu Başkanı olan Çolak, fay hatlarına yakın olan yerler başta olmak üzere gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini dile getirdi.

Bölgede meydana gelebilecek bir depremin etkisinin çok geniş alanlarda hissedilebileceği uyarısında bulunan Çolak, “1999 yılında Gölcük’te yaşanan depremde İstanbul Avcılar’da yıkım oldu. Sisam Adası’nda yaşanan deprem İzmir Bayraklı’da yıkıma neden oldu. Ganos Fayı’nda yaşanacak bir depremde de Edirne merkezinin dahi etkilenmeyeceğinin kimse garantisini veremez. Yapı zemin ilişkisi doğru kurulmayan binalarda yıkım görebiliriz.” diye konuştu.

“Tekirdağ merkezi Kuzey Anadolu Fayı’na yakın”

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Coğrafya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Emre Özşahin de Orta Marmara’da kırılacak fayın 7 üzeri deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Tekirdağ’ın deprem olasılığının yüksek olduğunu belirten Özşahin, özellikle Kuzey Anadolu Fay hattına yakın bir konumda bulunmalarının riski artırdığını söyledi.

“Tekirdağ merkezinin Kuzey Anadolu Fayı ile arasında yaklaşık 10 kilometrelik mesafe var” diyen Özşahin, bu mesafenin şehrin deprem etkisi altında kalma olasılığını artırdığını vurguladı.

Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara Denizi’nin içerisinden geçerek Şarköy ilçesinin Gaziköy Mahallesi’nden karaya çıktığını ve fayın 70 kilometre sonra Saros Körfezi’nin altına daldığını belirten Özşahin, bu durumun bölgedeki deprem potansiyelini artırdığını dile getirdi.

Şarköy’de 1912 yılındaki depremi hatırlatan Özşahin, “En fazla etki Şarköy civarında gerçekleşti. Tekirdağ’da bunun etkileri hissedildi. Bundan sonraki depremlerde de Tekirdağ’da ve Şarköy’de veya fay hattına yakın alanlarda hissedeceğiz.” diye konuştu.

-“Depremin etkileri daha fazla hissedilecek”

Geçmişteki depremle birlikte fayda enerjinin boşaldığını ancak sonrasında enerji birikiminin devam ettiğini belirten Özşahin, “Buna bağlı olarak fayda kırılma yaşanabilir. 7 büyüklüğünde olmasa bile daha küçük ölçekli depremler neticesinde bile bu bölgedeki özellikle zemin anlamında veya zemin büyütmesinin yaşanacağı alanlarda, biz bunlara zayıf zeminler diyoruz, zayıf zeminlerin bulunduğu alanlarda depremin etkilerini daha fazla hissedeceğiz.”diye konuştu.

Özşahin, 6 Şubat depremlerinden sonra özellikle kentsel dönüşüm çalışmalarının hız kazandığını ve kentsel dönüşümle birlikte daha sağlam ve sağlıklı zeminlere yerleşim alanlarının kurulmasının önem arz ettiğini kaydetti.

Orta Marmara’da kırılacak fay ile 7’nin üzerinde deprem beklendiğini aktaran Özşahin, “200 yılda bir burada büyük depremler yaşanmış. Daha önce 1912’de Şarköy, 1999’da İzmit depremleri oldu. Şu an Orta Marmara’da fayın kırılacağı tahminleri mevcut. Bu kırılma gerçekleştiğinde 7’nin üzerinde bir deprem bekleniyor. Burada fayın nerede kırıldığı değil, Tekirdağ ve civarında nasıl hissedileceği önemli.” ifadelerini kullandı.

“Depreme hazırlıklı olmalıyız”

Tekirdağ İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cafer Çetin de kentin deprem riski bulunan bir kent olduğunu aktardı.

Tekirdağ açıklarında bulunan ve Şarköy ilçesine kadar devam eden fayın olası bir depremde kenti etkileyeceğini ifade eden Çetin, “Depremin ne zaman olacağı bilinmiyor, bekleniyor ama buna hazırlıklı olmalıyız. Tekirdağ’da öncelikle zemin çalışmalarının hızlandırılıp hangi bölgelerde hangi zeminlerin daha kötü olduğunu ve deprem etkisinin daha yoğun hissedileceği alanları belirlemek gerekir. daha sonra bina stoklarına bakmak gerekiyor. Kentteki binaların yüzde 60’ı 1999 öncesi yapılmış binalar.” diye konuştu.

Çetin, sadece bina bazlı değil bölgenin bütün olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

Zemin ve yapı stoklarının belirlenmesiyle kentsel dönüşüm çalışmalarının yapılması gerektiğine dikkat çeken Çetin, “Belirlenen binaların peyderpey yenilenmesini gerçekleştirmek gerekiyor. Tekirdağ’da eksiğimiz yapı stokudur. Yıkılacak binaların yerine insanların kalacağı binaların olmaması en büyük sorundur. Bu yapılar olmadan deprem riski olan binaların yıkılması mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

“Depremde oluşacak riski en aza indirmek çok önemli”

NKÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Bal da fay hatlarının bulunduğu yerlerde büyük depremlerle karşılaşmaya devam edileceğini dile getirdi.

Bal, şunları kaydetti:

“Deprem sonrası için yapılacak, alınacak önlemler çok önemli. Depremden sonra ulaşım ve enerji hatlarının deprem güvenliğini sağlanması çok önemli. 6 Şubat depremlerinde ulaşım ve enerji hatlarında olumsuzluğun yaşanmaması önemliydi. Şehir merkezlerinde yığılma söz konusu olduğu için merkezlerde aynı durum söz konusu değil.

Kent merkezinde şehirleşme yanlış yönetildiği için şehirlerin içine acil durumlarda müdahale etmek çok zor. Şehrin ana arterleri belirlenmeli ve ana arterlerde deprem anında ulaşılabilecek yollar oluşturulmalı. Öte yandan yapıların yeni nesil güçlendirme teknikleriyle sağlamlaştırılması ile ilgili çalışmalar yürütüyoruz. Yapıların durumunun belirlenip yapılacak güçlendirmeyi belirleyerek depremde oluşacak riski en aza indirmek çok önemli.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/trakyayi-gecmiste-sarsan-ganos-fayi-deprem-riskini-diri-tutuyor/feed/ 0
Deprem hareketliliği artan Güney Marmara’da yapı stokunun zemine göre yenilenmesi uyarısı https://www.haber28.com.tr/deprem-hareketliligi-artan-guney-marmarada-yapi-stokunun-zemine-gore-yenilenmesi-uyarisi/ https://www.haber28.com.tr/deprem-hareketliligi-artan-guney-marmarada-yapi-stokunun-zemine-gore-yenilenmesi-uyarisi/#respond Thu, 11 Apr 2024 21:01:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13917 SALİHA NUR KÖKSAL/BURAK AKAY/SITKI YILDIZ – Marmara Bölgesi’nin Güney Marmara Bölümü’ndeki Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova illerinde son aylarda artan deprem hareketliliğini yorumlayan uzmanlar, şehirlerin zemini genel olarak güçlü olmadığı için kentsel dönüşümün hızlanması ve yapı stokunun yenilenmesinde yeni araştırmalar yapılması uyarısında bulundu.

Yaklaşık 6 milyon kişinin yaşadığı Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova, yüzyıllardır şiddetli depremler üreten Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın batı kolunun güneyinde yer alıyor.

Tamamı birinci derece deprem kuşağında olan 4 ilde aktif fayların üretebileceği depremlerle ilgili bilimsel araştırmalar yürütülürken, bazı şehirlerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile belediyeler tarafından kentsel dönüşüm çalışmaları yapılıyor.

Bursa’da 14 bölgede yürütülen kentsel dönüşümün en büyüğü, 420 dönüm alanda Osmangazi ilçesi Akpınar Mahallesi’nde gerçekleştiriliyor. 2 bin 300 konutun yüzde 80’den fazlasının yıkımı yapılan Akpınar’da yeni binalar yükseliyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) arasında geçen yıl mart ayında başlatılan “Deprem Riskini Azaltma ve Önleme Planlaması” projesi kapsamındaki çalışmalar da sürüyor. 42 aylık proje ile “Tehlike ve Risk Değerlendirme” sonuçları ortaya çıkacak, bitiminde ise “Kentsel Dirençlilik Planı” açıklanacak.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, yangın, deprem, sel gibi afetlerin yaralarını sarmak için Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi (BAKOM) kurdu. Rezerv yapı alanı ilan edilen bölgelerde depreme dayanıklı konutlar inşa edilerek, şehir merkezlerindeki riskli yapıların dönüştürülmesine yönelik çalışmalar yapılıyor.

Çanakkale’de geçen yıl 220 konut ve 58 iş yerinin bulunduğu 84 yapının riskli olduğu tespit edildi. Kentsel dönüşüm kapsamında 156 konut ve 19 iş yerinin yıkımı gerçekleştirildi. Yapımına başlanan yapılarda yüzde 80 tamamlanma seviyesine ulaşıldı.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin büyük yıkıma yol açtığı Yalova’da bu tarihten önceki yapıların yüzde 65’i yenilendi. Kalanların da yenilenmesi için çalışmalara devam ediliyor.

“Deprem tahmini yaparken daha dikkatli davranmalıyız”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Güney Marmara’da artan deprem hareketliliğinde son büyük sarsıntının 4 Mart’ta Yenice-Gönen Fayı’nda 4,9 büyüklüğünde yaşandığını hatırlattı.

Bursa’nın Gemlik ve Mudanya, Çanakkale’nin Biga ve Yenice, Balıkesir’in Gönen ilçeleri ile çevrelerinde son bir yılda büyüklüğü 4’ten fazla depremlerin yoğunlaştığını belirten Özden, aktif doğrultu atımlı ve büyük fayların her zaman 7’nin üzerinde deprem üretme potansiyeli taşıdığını vurguladı.

Güney Marmara’daki yerleşim bölgelerinin zemin özelliklerine işaret eden Özden, şunları söyledi:

“Çanakkale ve çevresi ile Balıkesir’in Bandırma ilçesine doğru ilerleyen bölgedeki zemin koşulları, özellikle büyük ve ana yerleşim birimlerinde iyi değil. Her ne kadar Bursa, Uludağ’ın eteklerinde kurulu olsa bile onun için de aynı şey söz konusu. Üzerindeki yapı stokunun da buna uygun hale getirilmesi gerekiyor. Dolayısıyla bazı yerlerde dönüşümün artık şart olduğunu görüyoruz. Bu noktada çalışmaların biraz daha hızlanması gerektiğine inanıyoruz ki bir sonraki nesillere daha sağlıklı yaşam ortamları bırakabilelim.”

Yenice-Gönen Fayı’nda 1953 yılında 7,2 büyüklüğünde deprem yaşandığını anımsatan Özden, “Çok kısa süre geçmiş olmasına rağmen aynı yerde büyük bir depremi görebiliyoruz ya da deprem tekrarlanma aralığının çok uzadığını biliyoruz, Marmara’da olduğu gibi. Buna tabii ki yer kabuğu ve onun dinamikleri karar veriyor. Oradaki o alanlarda ve noktalardaki stresin birikmesi, dağılımı ve açığa çıkmasıyla son buluyor.” diye konuştu.

“Zemin kadar işçilik de önemli”

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Doğangün de Güney Marmara’da yaşanabilecek şiddetli depremde Bursa’nın etkilenme ihtimalinin çok yüksek olduğunu anlattı.

Kentteki yapıların yarısından fazlasının riskli olduğunu savunan Doğangün, Bursa Büyükşehir Belediyesinin kentsel dönüşüm konusunda Japon bilim insanlarıyla çalışma yürüttüğünü ve bu kapsamda binaların ve zeminin hızlı değerlendirme yöntemleriyle durumlarının belirlenmeye çalışıldığını aktardı.

Depremde zemin kadar işçiliğin de önemli olduğunu vurgulayan Doğangün, “Bazen projesinin aynı olduğunu düşünüyorsunuz. Aynı projelendirilmiş, yan yana olmasına rağmen biri yıkılıyor, diğeri yıkılmıyor. Zemin özellikleri de çok değişmiyor. İşte burada işçiliğin önemi ortaya çıkıyor.” ifadesini kullandı.

İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Jeofizik Mühendisi Doç. Dr. Mustafa Şenkaya, Yenice’deki depremin çok parçalı ve kırıklı yapıya sahip fay üzerinde gerçekleştiğine dikkati çekti.

O bölgedeki hareketliliğin Bursa özelinde yükleme ya da tetiklemeye yol açmasının pek mümkün görünmediğini söyleyen Şenkaya, şunları kaydetti:

“Bursa’nın çevresinde büyük deprem yaratabilecek birçok fay bulunuyor. Aslında Bursa’nın zemini, kent çevresinde gerçekleşebilecek orta veya üstü büyüklükte bir depremden etkilenebilecek ya da o depremlerin etkisini daha fazla büyüterek yapılara yansıtabilecek bir yapıda. Dolayısıyla bizim Bursa’nın etrafındaki depremlerin ne zaman ya da hangi büyüklükte olacağını düşünmemizden ziyade gerçekleşecek bir depremin etkilerini, bulunduğumuz konumun bunu ne kadar büyüteceğini ve yapılara nasıl yansıtacağını araştırmamız gerekiyor. Çünkü Bursa verimli topraklara sahip bir ova. Dolayısıyla bizim odaklanmamız gereken nokta aslında depremin ne zaman ya da hangi büyüklükte olacağı değil, olduğunda Bursa Ovası üzerinde hangi bölgelerin daha fazla etkileneceği ve nasıl etkileneceği olmalı.”

“Kayapa-Yenişehir Fayı’nı araştırmamız, detaylandırmamız gerekiyor”

Doç. Dr. Şenkaya, Güney Marmara genelinde fay hareketlerini gözlemlemek için lokal bazda mahalle ve sokak taraması yapılmasının önemli olduğunu belirtti.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük yıkımın yaşandığı Hatay ile Bursa arasında benzerlikler olduğuna vurgu yapan Şenkaya, “Bizim de yapı stokumuz, tarihi bir kent olmamız nedeniyle çok eski, farklı dönemlerde imal edilen yapılarımız var. Bursa Ovası’nın zemin özelliklerini tam anlamıyla mahalle, sokak ölçeğinde değerlendirebilirsek, bu bilgileri alabilirsek, birden fazla bilim insanının jeofizik, jeoloji, inşaat gibi alanların birlikte çalışmasıyla depremin zemin üzerinde yaratacağı etkiyi, zeminin de yapıya nasıl bunu yansıtacağını çalışabiliriz.” görüşünü dile getirdi.

Bursa Ovası’nın kuzeyinde ve güneyinde fayların olduğunu ifade eden Şenkaya, şöyle konuştu:

“Birincisi, Kayapa-Yenişehir Fayı’nı araştırmamız, detaylandırmamız gerekiyor. Tam olarak bu fayın, Bursa Ovası’nın oluşmasında etkin olduğu düşünülen ve 1855’teki o malum ve meşhur deprem ikililerini, serisini yaratan fay olduğudur. Bunun üzerine biraz çalışmalıyız ve bu fayın ova üzerindeki durumunu daha net bilimsel verilerle o çalışmanın da üzerine koyarak sürdürmeliyiz. Bursa özelinde depremin nerede olduğunun çok bir önemi yok çünkü Bursa’nın zemin özellikleri, çevresindeki 150-200 kilometre yarıçapında olacak orta veya üstü büyüklükteki bir depremin etkilerini depreme yakın bölgelerden daha fazla bizlere hissettirecek karakterde. Bizlerin buna hazırlıklı olması gerekiyor.”

Bina Kimlik Kartı, karekodla yapının özelliklerini görünür hale getiriyor

Yalova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahri Apaydın, binaları satın alacak kişilerin özellikle betonun kalitesi ve kullanılan demir miktarı konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini anlattı.

Bunu yapabilmek için “bina etiketi” olarak adlandırılabilecek “Bina Kimlik Kartı”nı geliştirdiğini, önerisi üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca bu kartın kullanılmaya başladığını ifade eden Apaydın, şunları kaydetti:

“Bunun hızla yaygınlaştırılması lazım. Bunu yaygınlaştırdığımızda tüketiciler daha bilinçli hale gelecek. Örneğin kiralık bir ev tutan kişi bakacak, bina kimlik kartı yoksa diyecek ki ‘Bu binaya demek ki güvenilmeyebilir’. Çünkü sonradan yapılmamış. Buna göre daha sağlam binalara talebi artırabiliriz. Bu kimlik kartları yeni yapılan binalara takılmak için zorunlu tutuluyor. Bir ya da iki sene önce zorunlu tutuldu. Bu kart yoksa, dış görünüşü ne kadar düzgün olursa olsun eski yapılar da bir makyaj yapılarak yeni binaymış gibi tüketicilere sunulabiliyor ama bu kimlik kartı belirli tarihten itibaren takıldığı için her binada yok. Kimlik kartı olup olmadığına bakmak lazım. Öyle bir planlamasını yaptım ki mesela bina kimlik kartına bir karekod koyuyoruz, akıllı telefonlarımıza okutarak belirli bilgilere ulaşıyoruz. Mesela beton kalitesi C25 mi, C30 mu? Bu çok önemli, binanın dirençli olup olmadığıyla ilgili. Bunun üzerine çalışmalarım devam ediyor. Bunun geliştirilmesi gerektiğini ve ihtiyaç olduğunu görüyorum.”

Yalova’daki kentsel dönüşüm uygulamaları

Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk ise kentte 2 bin 504 kişinin hayatını kaybettiği 1999 Marmara Depremi’nin ardından yapı stokunun yüzde 65’inin yenilendiği bilgisini verdi.

Kentsel dönüşüm çalışmalarının hızla sürdüğüne işaret eden Tutuk, “Geriye kalan yüzde 35’lik kısmında 25 yılda maalesef kentsel dönüşüm sağlanamadı. 5 ve 6 katlı binaların tekrar 5 ve 6 kat yapılabilmesiyle ilgili meclis kararı aldık. Şu an 100’ün üzerinde apartman bu kararımızdan sonra kentsel dönüşüme girdi.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/deprem-hareketliligi-artan-guney-marmarada-yapi-stokunun-zemine-gore-yenilenmesi-uyarisi/feed/ 0
Bingöl’de Zemin Analizi ve Riskli Binalar İncelendi https://www.haber28.com.tr/bingolde-zemin-analizi-ve-riskli-binalar-incelendi/ https://www.haber28.com.tr/bingolde-zemin-analizi-ve-riskli-binalar-incelendi/#respond Sat, 30 Mar 2024 01:00:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12180 Türkiye’nin deprem açısından riskli illeri arasında yer alan Bingöl’de, zemin analizi yapıldı, riskli binalar incelendi.

Bingöl Üniversitesi (BÜ) Enerji, Çevre, Doğal Afet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Kenan Akbayram’ın yürütücülüğünde kent merkezinin zemininin jeofizik ve jeolojik yöntemlerle araştırılması için proje hazırlandı.

“Doğu Anadolu Fay Zonu Üzerindeki Bingöl Sismik Boşluğu’nun Fay Yapısı ile Bingöl İli Merkez İlçesinin Yerel Zemin Etkilerinin Araştırılarak Sahaya Özel Sismik Tehlike Analizinin Yapılması” isimli proje, TÜBİTAK’tan 2022 yılında destek aldı.

Erzurum Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ve Munzur Üniversitesindeki uzmanların da desteğiyle yürütülen proje kapsamında, kent merkezindeki alanların yüzde 70’inin zemin analizi tamamlandı, geriye kalan alanların analizi de yıl sonuna kadar gerçekleştirilecek.

Ayrıca, merkezin koordinatörlüğünde Bingöl Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde araştırma görevlisi olan Dr. Ömer Faruk Nemutlu İstanbul Teknik Üniversitesi’nde, Dr. Sadık Varolgüneş de Dicle Üniversitesi’nde Bingöl’deki riskli yapıları belirlemek amacıyla doktora tezleri hazırladı.

Bu tezlerde de İçişleri Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının uyguladığı metotlar kullanılarak, riskli yapıları tespit etmek amacıyla 1500’ü aşkın yapı incelendi.

Fay haritaları hazırlanıyor

Dr. Öğretim Üyesi Kenan Akbayram, AA muhabirine, Bingöl’ün depremler üreteceği konusunda haberler çıktığını, bunun doğru olduğunu belirterek, ancak yaşanacak olası depremde Bingöl’ün tamamen zarar görecek gibi düşünülmesinin doğru olmadığını söyledi.

Bunun tespitinin ancak bilimsel verilerle ve mühendislik çalışmalarıyla mümkün olduğunu vurgulayan Akbayram, TÜBİTAK’ın deprem konusundaki araştırmalara destek vereceğini açıklaması üzerine proje hazırladıklarını belirtti.

Akbayram, şöyle konuştu:

“Bingöl’ün merkez ilçesinin zemininin depremlerde nasıl davranacağını anlamamız gerekiyordu. Bunun için jeofizik ve jeoloji araştırmaları ağırlıklı bir proje hazırladık. Projede, Bingöl çevresindeki fayların yapılarını, jeolojik ve jeomorfolojik olarak haritalıyoruz. Neden bunu yapıyoruz çünkü Bingöl’ün zarar görebilirliğini arttıracak şeylerden biri faylarda oluşabilecek deprem büyüklükleridir. İleride gerçekleşebilecek olası depremlerin büyüklüklerini doğru tahmin edebilmek için fayların doğru haritalanması gerekiyor. Her ne kadar Bingöl’ün iyi fay haritaları, MTA tarafından yapılmış olsa da bu fay haritaları revizyona muhtaç. Bu revizyonu yapıyoruz. Bu, o çalışmaların kötü olduğunu göstermiyor bu arada. Sadece bizimkisi daha ayrıntılı bir çalışma.”

Proje kapsamında ayrıca kent merkezinin zeminini 250 ve 500 metrede bir, çeşitli jeofizik ölçümlerle araştırdıklarını anlatan Akbayram, bu sayede depremler esnasında kentteki zeminin nasıl davranacağını öğreneceklerini söyledi.

Hazırlanan doktora tezlerine de değinen Akbayram, şöyle devam etti:

“Bu doktora tezlerinde il merkezindeki 1500’den fazla binanın, sokak taraması metotlarıyla kalitesi araştırıldı. Bu 1500 bina kent merkezindeki toplam 7 bin 500 binanın yapı tiplerini temsil edecek şekilde seçildi. Bunlardaki zayıflıklar belirlendi. Mevcut yer, bilimsel zemin dinamik verileriyle birleştiğinde Bingöl’de olası depremlerde hasar alabilecek alanları tespit ettik. Araştırılan 1500’ü aşkın yapıdan yaklaşık 500’ünün, yapı kalitesinin ya da zemininin kötü olması gibi nedenlerle riskli olduğu tespit edildi. Yani ne kadar binanın yıkılabileceğini, maalesef ne kadar insanın eğer dönüşüm yapılmazsa zarar görebileceğini biliyor durumdayız. Tabi hata payları var ama bu rakamlar bizim elimizde.”

Hazırlanacak rapor ilgili kurumlarla paylaşılacak

Akbayram, bundan sonra eldeki bütün bu verileri bir araya getirip, bunların ışığında kentsel dönüşüme yönelik yeni imar planlarının hazırlanmasının gerektiğini kaydetti.

Projelerinin çeşitli ulusal ve uluslararası hakemlik süreçlerinden geçtiğini anlatan Akbayram, şunları aktardı:

“Proje tamamlandığında, doktora tezleriyle bir rapor hazırlanacak ve bu rapor ilgili kurumlarla paylaşılacak. Bunların Türkiye’de örneği çok az. Küçük alanlarda yapılmış çalışmalar var. Bu çalışmaların deprem üretebilecek aktif faylara yakın bütün şehirlerde yapılması gerekiyor. Örneğin Bingöl’de olabilecek bir deprem aynı Kahramanmaraş merkezli depremlerde olduğu gibi çevre illeri de etkileyecektir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/bingolde-zemin-analizi-ve-riskli-binalar-incelendi/feed/ 0
Diyarbakır’da Kahramanmaraş merkezli deprem davası devam ediyor https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-kahramanmaras-merkezli-deprem-davasi-devam-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-kahramanmaras-merkezli-deprem-davasi-devam-ediyor/#respond Thu, 14 Mar 2024 06:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9805 Diyarbakır’da 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve 89 kişinin hayatını kaybettiği Galeria Sitesi’ne ilişkin aranan 3 müteahhidin de aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 7 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu müteahhitler Sedat Eser, Mehmet Şirin Yiğit, Şeyhmus Yiğit, inşaat mühendisi fenni mesul Tevfik Demir, tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) katılırken, avukatları ise salonda hazır bulundu.

Duruşmada savunma yapan Sedat Eser, Galeria Sitesi’nin eski halinden eser kalmadığını iddia ederek, iş yerlerinde duvarların kaldırıldığını, kolon kesme iddialarının olduğunu öne sürerek, üzerine isnat edilen suçlamaları kabul etmediğini belirtti.

Sanık Mehmet Şirin Yiğit, “İnşaatın yapım sürecinde herhangi bir katkım söz konusu değil. Hiçbir süreçte imzam yok. Tanıkların ifadelerinde kolon kesme iddiası var. Zeminin sert olduğu raporlara yansımıştır. Bilirkişi raporlarında çelişkiler mevcuttur. Tahliye ve beraatimi talep ediyorum.” dedi.

Sanık Tevfik Demir de Galeria Sitesi inşaatı ile ilgili hiçbir bağlantısının olmadığını öne sürerek, suçlamaları reddetti.

Sanık Şeyhmus Yiğit ise üzerine isnat edilen suçlamayı kabul etmeyerek, tahliye talebinde bulundu.

Duruşmada tanık olarak dinlenen Feride Laçin, Galeria Sitesi inşaat halindeyken buradan ev ve büro aldığını belirtti.

Depremde komşularının da öldüğünü ifade eden Laçin, “25 yıl boyunca bu sitede oturdum. Sitenin altında olan marketten sürekli alışveriş yapardım. Markette kolon sıkıntısı vardı. Büromun bulunduğu bloğun diğer kısmı ikinci depremde yıkıldı. D blok altında ise spor salonu vardı. Orada da kolon yoktu. Yan tarafta yapılan inşaatın temel kazısı da etkiledi. Burada sadece sanıklar değil kusuru olan herkes yargılansın.” dedi.

“Raporda temelin riskli olduğunu söylemiştik”

Tanıklardan inşaat mühendisi Mehmet Fuat Ezber ise talep doğrultusunda temel atılmadan önce zemin etüdü yaptıklarını ve zeminin taşıma gücünün zayıf olduğunu tespit ettiklerini ileri sürdü.

O dönemlerde zeminde yer altı suyu olduğunu tespit ettiklerini öne süren Ezber, “Bu tespitler doğrultusunda rapor tuttuk. Zeminin 6 metre daha kazılıp uygun hale getirilmesi gerekiyordu. Haliyle daha da maliyetli olurdu. Bütün binalarda temel atılmadan önce zemin etüdünün yapılması lazım. Yoksa yapılan binalar riskli olur. Raporda temelin riskli olduğunu söylemiştik. Raporun projeye eklenmesi gerekiyordu ancak raporun sonradan projeye eklenmediğini öğrendik.” ifadelerini kullandı.

Tanık jeoloji mühendisi Halis Dabaz da bina yapılmadan önce zemin etüdüne ilişkin hazırladıkları raporda zemin killi olması nedeniyle zayıf ve taşıma gücü düşük olduğunu tespit ettiklerini öne sürdü.

Rapora göre, temelin derin kazılması gerektiğini belirten Dabaz, söz konusu raporu inşaat mühendisleri odasına sunduklarını belirtti.

Tanık Aziz Sabri Özdemir ise sitenin altında bulunan marketin sahibi olduğunu belirterek, kolon ve kirişlere yönelik herhangi bir müdahalenin olmadığını iddia etti.

Marketin eski işletmecisinin dükkan içinde merdiven yaptığını öne süren Özdemir, “Çünkü marketin alt kısmında bulanan bölümü başkasından kiralamışlardı. Galeria İş Merkezinde duvar kırdırmayan esnaf kalmamıştı.” dedi.

Tanık Şükrü Özkılıç da Galeria Sitesi’nde iş yerlerinin bulunduğunu ve resmi kurumlara kiraladığı için depreme dayanıklı olduğuna dair rapor tuttuğunu iddia ederek, kolon ve kiriş kesmelere şahit olmadığını iddia etti.

Tanık Sabri Yılmaz ise binanın yapımından sonra sadece ilk iki yılda yağışlı havalarda binanın bodrumunda su biriktiğine şahit olduğunu öne sürdü.

Depremde yakınlarını kaybeden 2 müşteki de sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek, cezalandırılmalarını talep etti.

Savcı sanıkların cezalandırılmasını talep etti

Cumhuriyet savcısı esas hakkında hazırladığı mütalaasında, tutuklu sanıkların isnat edilen suçtan cezalandırılmasına, tutukluluk hallerinin devamına ve firari sanıkların dosyalarının ayrılması yönünde görüş bildirdi.

Avukatlar, savcının esas hakkında hazırladığı mütalaasına iştirak etmediklerini, müvekkillerinin suçsuz olduğunu savunarak, tahliyelerini talep etti.

Savunmaların ardından mahkeme, 4 sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 22 Mart’a erteledi.

İstenilen ceza

İddianamede, tutuklanan müteahhitler Sedat Eser, Mehmet Şirin Yiğit, Şeyhmus Yiğit, inşaat mühendisi fenni mesul Tevfik Demir ile haklarında yakalama kararı bulunan M.E, H.M.Y. ve İ.H.Y. hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası isteniyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-kahramanmaras-merkezli-deprem-davasi-devam-ediyor/feed/ 0
Gençlerbirliği Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, Eryaman Stadı’nın zemini hakkında manipülasyon yapıldığını iddia etti https://www.haber28.com.tr/genclerbirligi-teknik-direktoru-sinan-kaloglu-eryaman-stadinin-zemini-hakkinda-manipulasyon-yapildigini-iddia-etti/ https://www.haber28.com.tr/genclerbirligi-teknik-direktoru-sinan-kaloglu-eryaman-stadinin-zemini-hakkinda-manipulasyon-yapildigini-iddia-etti/#respond Tue, 20 Feb 2024 02:12:03 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6282 Trendyol 1. Lig ekiplerinden Gençlerbirliği’nin teknik direktörü Sinan Kaloğlu, Eryaman Stadı’nın zemini konusunda kendisi üzerinden manipülasyon yapıldığını ileri sürerek, “Zemin ortada. Umarım bu 8-9 günde iyi bir bakım yapmışlardır ve sağlıklı şekilde maç oynanır.” dedi.

Kırmızı-siyahlı takımın teknik direktörü Sinan Kaloğlu ile sportif direktör Emrah Yıldız, Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri’nde basın toplantısı düzenledi.

Türkiye Kupası’ndaki Trabzonspor maçı öncesinde statta kontrol yapıldığını ve karşılaşmanın Eryaman Stadı’nda oynandığına dikkati çeken Kaloğlu, “Bizim stadımız Eryaman Stadı. Sezon başında maçlarımızı Keçiören Aktepe Stadı’nda oynadık ama sonra satılan kombineler, localar var. Bunlar hep Eryaman Stadı’na göre yapıldı çünkü bizim stadımız Eryaman Stadı ve maçlarımızı stadımızda oynamak istiyoruz” diye konuştu.

Stadın zemin konusunun manipüle edildiğini iddia eden Kaloğlu, “Ankaragücü bize çok destek olan bir kulüp. Stada ilişkin benden önce yapılan açıklamalar var. Emre hocanın, Abdullah Avcı’nın açıklamaları var. Benim onlardan farkım, ben zemin nedeniyle oyuncumu kaybettim. Oyuncum sezonu kapattı. Zemin konusunu şimdi değil haftalardır söylüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de genel anlamda statlarda zemin problemi yaşandığını dile getiren Kaloğlu,”Gaziantep’teki statta bir takım oynuyor ama onun da zemini bozuk. Genel anlamda statların zemini bozuk. Oyuncumun sakatlığı benim canımı acıttı. Bunun üzerinden manipüleye gerek yok. Kulüpler futbolculara büyük yatırımlar yapıyor. Hem başarı hem iyi oyun bekliyoruz. Oyuncuların sağılığını düşünmeden bu statlarda bu nasıl olsun.” değerlendirmesinde bulundu.

Gençlerbirliği’nin Trabzonspor ile oynadığı Türkiye Kupası maçından sonra sahanın bakımının yapıldığına dair açıklamalar olduğuna dikkati çeken Kaloğlu, şöyle devam etti:

“Hangi teknolojiyle yapıldığını bilmiyorum. Sonuçta Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) yetkilileri ‘oynanabilir’ dedi. Bizim için artık sorun bitmiştir. Kararı veren onlar. Üzerimden manipülasyon yapmaya gerek yok. Zemin ortada. Umarım bu 8-9 günde iyi bir bakım yapmışlardır ve sağlıklı şekilde maç oynanır. MKE Ankaragücü-Galatasaray maçı oynanabiliyorsa bizim de oynamamız gerekir normalde ama işin teknik tarafını, saha tarafını bilmiyorum. Sahaya kısa sürede bakım yapıldı, iki maç üst üste kaldıramayacağı için mi böyle bir kara verdiler bilmiyorum.”

Kaloğlu, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) Gençlerbirliği’nin Eryaman Stadyumu’nda maç oynamamasına karar vermesi halinde nasıl bir yol izleneceğine ilişkin soruya ise “İtirazlarımızı ederiz. Biz de play-off içinde yer alan bir takımız. Taraftarımızı da Eryaman Stadyumu’nda görmek isteriz. Sahanın durumu her iki takım için de belirleyici olacak. MKE Ankaragücü, Süper Lig’de mücadele ediyor. Biz de play-off grubu için mücadelemizi sürdürüyoruz. Bekleyip göreceğiz.” şeklinde cevap verdi.

Yaşanan maddi sorunlar

“Oyuncularımızın içeride büyük alacakları duruyor. Büyük maddi sorunlarımız var.” diyen Sinan Kaloğlu, ligde oynayacakları Teksüt Bandırmaspor maçına ilişkin de şöyle konuştu:

“Oyuncuları telkin ederek maça çıkarıyoruz. Yöneticilerimiz oyunculara ödeme yapmak için kaynak arayışında. 3-4 ay maaş almayan oyuncular sahaya çıkıp böyle mücadele ediyorsa takdir edilmesi gerekir. Çocuklar çok fedakarlık ediyor. Kaybedilmiş hiçbir şey yok play-off potasının içindeyiz. Teksüt Bandırmaspor maçına kazanmak için çıkacağız. İnşallah da kazanacağız. Zorlu bir fikstürden geçiyoruz. Rakiplerimizle oynuyoruz. Bu maçı kazanıp yükselişe geçeceğimizi umut ediyorum, düşünüyorum. Takımımız ligin en düşük bütçeli takımlarından. Biz hala hedefimizden şaşmadık, hedefimizi de kaçırmadık. Çıtayı ilk devre yükselttik sonra ikinci yarı altında kaldık ama planladığımız yerdeyiz. Biz de ligin alt tarafındaki takımlarla oynamaya başlayacağız.”

“Makinelerle fark kapatılıyor”

Sportif diröktör Emrah Yıldız ise stada ilişkin sahanın bakımının Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün yaptığı, parasının ise Gençlerbirlyiği ve MKE Ankaragücü tarafından karşılandığı bilgilerini verdi.

Kendisinin MKE Ankaragücü’nde görev yaptığı dönemde de böyle bir durum ile karşılaşıldığını hatırlatan Yıldız, şunları söyledi:

“Şampiyon olduğumuzda Beşiktaş maçımız Kayseri’ye alınmıştı. Ankara başkent ama bu sorun yıllardır gündemde. Burada Sinan hoca ya da Emre hocanın suçu yok. Marka değeri diyoruz ama Türkiye’deki sahaların durumu belli. TFF’nin devreye girip yaptırım uygulaması gerekiyor. Oynatmasa 3-4 tane maçı sahada düzelir. Gerekirse 2-3 hafta oynamayalım. Saha 1 ayda düzelsin. Saha güneş görmüyor. Makinelerle fark kapatılıyor. Umarım kısa sürede düzelir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/genclerbirligi-teknik-direktoru-sinan-kaloglu-eryaman-stadinin-zemini-hakkinda-manipulasyon-yapildigini-iddia-etti/feed/ 0
Deprem Araştırma Merkezi Müdürü: Yeni yerleşim alanlarında deprem riski azaltılmalı https://www.haber28.com.tr/deprem-arastirma-merkezi-muduru-yeni-yerlesim-alanlarinda-deprem-riski-azaltilmali/ https://www.haber28.com.tr/deprem-arastirma-merkezi-muduru-yeni-yerlesim-alanlarinda-deprem-riski-azaltilmali/#respond Mon, 19 Feb 2024 07:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6187 Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Çağlar Özer, ülkenin her noktasında depremle karşılaşma ihtimalinin bulunduğunu belirterek, “Bu sebeple yeni yerleşime açılacak alanlarda deprem riskini azaltmak için zemin parametrelerine önem verilmeli ve ilgili zemine uygun yapılar inşa edilmeli.” dedi.

Özer, AA muhabirine, deprem ülkesi Türkiye’de Maden Teknik ve Genel Müdürlüğünce aktif olduğu haritalanmış, raporlanmış 500’ün üzerinde diri fay olduğunu belirterek, her bir diri fayın deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Özellikle afete dirençli kentler tasarlanması gerektiğini ifade eden Özer, “Düşük ya da orta büyüklükteki depremde dahi hasarların olduğunu biliyoruz. Örneğin 2004’te Erzurum Aşkale’de 5,4 büyüklüğündeki depremde can ve mal kaybı meydana geldi, bu aslında afete dirençli kentlerin önemini gösteriyor.” dedi.

Özer, aktif fayların deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu belirterek, şöyle dedi:

“Bingöl Karlıova’dan başlayıp Saroz Körfezi’ne kadar devam eden yaklaşık 1500 kilometre uzunluğunda Kuzey Anadolu Fayı’mız var, yine Karlıova’dan başlayıp Hatay’a kadar uzanan yaklaşık 500 kilometre uzunluğunda Doğu Anadolu Fayı var. Bu iki fay Bingöl Karlıova’da buluşuyor. Ege Bölgesi’nde de açılma rejimine bağlı irili ufaklı birçok fay var. Ülkenin neresinde, hangi bölgesinde yaşarsak yaşayalım, depremle karşılaşmamız muhtemel. Bu sebeple yeni yerleşime açılacak alanlarda deprem riskini azaltmak için zemin parametrelerine önem verilmeli ve ilgili zemine uygun yapılar inşa edilmeli. 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde deprem zemin yapı ilişkisinin çok önemli olduğunu gördük. Yapınız sağlam, zemin kötüyse ya da tam tersi ise yine binanızın hasar alması, can ve mal kaybı yaşanması muhtemel. Dolayısıyla depreme karşı zemin-yapı ilişkisinin kurgulandığı yapılar tasarlamalıyız.”

Deprem Araştırma Merkezi Müdürlüğü olarak Kahramanmaraş’taki depremlerden sonra farklı kurumlarla Malatya’da çalıştıklarını anlatan Özer, kentteki depremden önce bölgede sismik boşlukların bilindiğini dile getirdi.

“7,7’lik deprem, yaşanabilecek en büyük depremlerden birisiydi”

Özer, geçmişte yıkıcı bir deprem olmasına rağmen uzun süredir deprem üretmeyen alanın “sismik boşluk” olarak değerlendirildiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

“Kahramanmaraş’taki depremlerin olduğu alan sismik boşluk içindeydi ama 7,7’lik deprem, yaşanabilecek en büyük depremlerden birisiydi. Dünyada farklı bölgelerde daha büyük magnitüdlü depremler gözleniyor ama onların tektonik koşulları daha farklı. Ülkemizde en büyük deprem 1939 yılında meydana gelen 7,9 Erzincan depremiydi. Kahramanmaraş merkezli 7,7 deprem ülkemizdeki ikinci büyük deprem oldu. Bu depremden yaklaşık 9 saat sonra meydana gelen 7,6’lık depremde Çardak Fayı üzerinde oldu. Bu kadar büyük depremden sonra yeni bir yıkıcı deprem gelmesi beklenen bir durum değildi.”

Depremlerin belirli periyotlarda kendini tekrarladığını ve bunların istatistiki olarak hesaplandığını dile getiren Özer, “Biz nerede yaşarsak yaşayalım, depremle karılaşma olasılığımız yüksek, buna dikkat ederek özenle yapılaşmalıyız. Literatürde yayınlanan çalışmalar, Bingöl Karlıova ile Erzincan arasındaki Yedisu Fay Hattı’nda sismik boşluk olduğunu gösteriyor. Bu fay zonu Erzurum’a da yaklaşık kuş uçuşuyla 100 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Burada tarihte bezer büyüklükte bir deprem olmuş ve yine olması muhtemel.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/deprem-arastirma-merkezi-muduru-yeni-yerlesim-alanlarinda-deprem-riski-azaltilmali/feed/ 0
MKE Ankaragücü Teknik Direktörü Emre Belözoğlu: Galatasaray maçını kazanmak istiyoruz https://www.haber28.com.tr/mke-ankaragucu-teknik-direktoru-emre-belozoglu-galatasaray-macini-kazanmak-istiyoruz/ https://www.haber28.com.tr/mke-ankaragucu-teknik-direktoru-emre-belozoglu-galatasaray-macini-kazanmak-istiyoruz/#respond Sun, 18 Feb 2024 03:24:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5916 MKE Ankaragücü Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında Galatasaray’la 18 Şubat Pazar günü oynayacakları maçı kazanmak istediklerini söyledi.

Emre Belözoğlu, Tandoğan Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Galatasaray ve Fenerbahçe’nin sezonun en iyi iki takımı olduğunu vurgulayan Belözoğlu, şunları kaydetti:

“Ligde her maç zorlu ama büyük maçların kendi içinde daha da zorluklar var. Ligde aşağısı başka türlü, yukarı başka türlü. Bizim de ligdeki konumumuzu belirlemesi açısından önemli bir maç. Organizasyonumuza bağlı kalmamız lazım. Geçen senenin şampiyonuyla karşılaşacağız. Biz de planlarımızı yaptık. 5 maçlık cezamızdan sonra taraftarımızla ilk lig maçımız olacak. Bu sene Eryaman Stadı’na 29. maç yapılacak. Ligdeki bütün takımlar 13-14 maç oynadı kendi sahasında. Sezonun başında da alt liglerin play-off maçları oynandı. Zeminimiz kötü, bunu 4-5 hafta önce de dile getirdim. Galatasaray Türkiye’nin en büyük camialarından biri. Bu maç öncesi bunun gündeme gelmesi doğal ama benim oyuncularımın sağlığı da her sporcu kadar değerli.”

Türkiye’de bütün zeminlerin iyi olması gerektiğini vurgulayan Belözoğlu, “Zeminlerin iyi olması, oyunların gelişmesini sağlar. Bu zeminlerde oynamak kolay değil ama 10 gündür cefakar bir şekilde stadımızda çalışmalar var. Kolay bir maç değil. Galatasaray maçını özel kılmak ve seyircimizle birleştiğimiz ortamı mutlu şekilde sonlandırmak istiyoruz. Bunu da başarabilecek planlarımız var. İnşallah uygulamada da sıkıntı olmaz ve kazanan da biz oluruz.” dedi.

“2-3 zemin dışında iyi zemin yok”

Emre Belözoğlu, Eryaman Stadı’nın zeminiyle ilgili gelen sorulara şu cevabı verdi:

“Türkiye’deki 2-3 zemin dışında, onlar da Avrupa standartlarında değil, bütün zeminlerin iyi olmadığını düşünüyorum. Eryaman Stadı’nın dışında 12-13 stat daha benzer durumda. Bunun da bir an önce tedbirinin alınması lazım. Futbolun marka değerinin artırılması konuşuluyor ama birçok konu rafta kaldığı gibi zemin konusu da fazla şekilde lafta kaldı. Kulüpler ciddi yatırımlar yapıyor. Bir futbolcunun sakatlanması bile kulüp bütçelerinin 20’de 1-2’sine denk geliyor. Bu yüzden stat zeminleri de kulüplerin önceliği olması gerekiyor. Stadımızın fazla maç oynanmasına bağlı olarak böyle bir sıkıntısı var. Diğer statların da 2-3 zemin dışında bizden iyi olduğunu düşünmüyorum.”

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk’un kendisi için çok değerli bir isim olduğunu aktaran Belözoğlu, “İşimin gereğini, rakibim kim olursa olsun yaparım. Okan hoca da hırslı ve motivasyonu yüksek bir kişi. Beraber futbol oynadık. O da kulübünün başarısı için her şeyi yaptı. Bugün Ankaragücü’nün başarısı benim için her şeyden önemli.” diye konuştu.

“Kupada hedeflerimiz var”

Emre Belözoğlu, MKE Ankaragücü’nün daha önce Türkiye Kupası’nı kazandığını hatırlatarak, çeyrek finaldeki Fenerbahçe eşleşmesini şöyle değerlendirdi:

“Açık ara ligin üstünde iki takım ve kadro var. Puanlara da baktığımızda bu net bir şekilde ortada. Keyifli olacak. Bu maçların kıymetini oyuncular bilir. Sahada olduğu kadar camiamızın da taraftarın da bu maçlara hazırlanması gerekiyor. Sahaya oyuncularımızı hazırlayacağız, taraftarımızın da bize destek olması gerekiyor. İnşallah, Galatasaray maçı da Fenerbahçe maçını motive edecek şekilde biter. Kupada da hedeflerimiz var. Kulübümüzün bu konuda mirası var. Rakiplerin isimlerinden bağımsız, kazanmak için oynayan bir Ankaragücü sahada olacak.”

Ankaragücü’nde eksik yok

Emre Belözoğlu, uzun zaman sonra tam takım olarak çalıştıklarını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bassogog’un lisansı yarın çıkacak. Ufak tefek sakatlıklar var. Takımdan ayrı çalışan isim yok uzun zaman sonra. Efkan’ın sakatlığı geçti. Kadro kurmakta elimizden geldiğince adil olarak bu süreçte zorlanacağız. Hanousek listeye yazılmadı. Planlamalarımızın dışında bazı gelişmeler oldu. Devre arasında bazı oyuncularla yolları ayırmak kolay değil. Futbol ekonomisinin daraldığı süreçte Ankaragücü’nün maddi haklarını da koruma adına bazı kararlar aldık. Bazı oyuncularla yolları ayırma kararlarını uygulayamadık. Onlar da artık mukavelelerinin gereğini yerine getirmek için kadroda olacaklar. Hanousek ilk planda kadro dışında düşünmediğim bir isimdi. Şartlar gereği bu karara zorlandık. Hemen hemen bütün yeni transferlerimizden hepsinden faydalanacağımız bir süreç oldu. Bassogog’la alakalı yarın karar vereceğiz. En hazır oyuncu kimse Galatasaray karşısında kullanmak istiyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/mke-ankaragucu-teknik-direktoru-emre-belozoglu-galatasaray-macini-kazanmak-istiyoruz/feed/ 0
Kastamonuspor, Somaspor maçı hazırlıklarını sürdürdü https://www.haber28.com.tr/kastamonuspor-somaspor-maci-hazirliklarini-surdurdu/ https://www.haber28.com.tr/kastamonuspor-somaspor-maci-hazirliklarini-surdurdu/#respond Sat, 17 Feb 2024 07:00:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5794 TFF 2. Lig’de zirve takibi yapan Kastamonuspor, hafta sonu oynayacağı Somaspor maçının hazırlıklarını sürdürdü. Kastamonuspor Teknik Direktörü Levent Eriş, kendi sahalarında zeminin çok kötü olmasından da kaynaklı son haftalarda puan kayıpları yaşadıklarını söyledi.

TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta lider Iğdır FK ile arasında 4 puan fark bulunan Kastamonuspor, liderliği geri almak için gelecek maçlara odaklanarak hazırlıklarını sürdürüyor. Kastamonu ekibi, hafta sonu ligde oynayacağı Somaspor maçının hazırlıklarına İsmail Dikmenli Spor Tesisleri’nden gerçekleşen antrenmanla devam etti. Kastamonuspor, antrenmanda ağrılıklı olarak şut çalışmasında bulundu.

“Biz iyi bir takımız, şampiyon olacağız”

Antrenmanın ardından açıklamalarda bulunan Kastamonuspor Teknik Direktörü Levent Eriş, “Iğdır maçında, taraftarımıza göstermiş olduğu muhteşem ilgi, sevgi ve birliktelik için teşekkür ediyorum. Taraftarımızı galibiyetle uğurlamayı arzu ederdik ama lig, zorlu bir lig halinde geçiyor. Taraftarımızın böyle bir reaksiyon göstermelerinden ve yanımızda olmalarından dolayı büyük bir mutluluk duyuyorum. Hayal ettiğimiz Kastamonuspor sevdalılarının bir araya geldiği topluluk bu olmalıydı. Bu yüzden çok mutlu olduğumu ve bu yolda taraftarımızla birlikte devam edeceğimizi, onların da destekleriyle çok daha güzel işler yapacağımıza eminim. Iğdır maçında rakibimiz son derece güzel oynadı. Haftalardır takip ettiğimiz diğer müsabakalarda oynadıkları karşılaşmalarda belki de sezonun en değerli, en güzel oynadıkları, en yüksek tempolu, kıran kırana geçen bir mücadele sergiledi. Biz de şaşırdık, bu kadar tepkili ve reaksiyonlu oynayacaklarını beklemediğimizi söyleyebilirim. Biz, her şartta iyi bir takım olduğumuzu ve bu konsantrasyon ile sahaya çıktığımızı gördüğümüzde de ne kadar iyi bir takım olduğumuzu bildiğimizi bir kez daha yineliyoruz. Kazanmayı çok istedik ama kazanamadık. Bu maçın berabere bitmesi normal olsa da geçtiğimiz haftalarda kaybettiğimiz puanlardan ötürü belki de şu anda yaşadığımız bir anormallik bulunuyor. O yüzden bizler, ikinci devreye beklentilerimizin altında kazandığımız puanlardan dolayı, şu an itibariyle biraz sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Ama o günde hiçbir şekilde hayal satmadık, bugün de satmıyoruz. Biz şampiyon olacağız, bizler iyi bir takımız. Biz bu yolda yürümeyi ve bu yolda mücadele etmeyi seven insanlarız” dedi.

“Somaspor, genç ve koşan bir takım”

Somaspor’un genç bir takım olduğunu söyleyen Eriş, “Zor maçlardan yine bir tanesine çıkacağız ama lig, artık bütün takımlar için zorlu geçecek. Zirveye oynayanlar için de küme düşmemek için oynayanlar için de zorlu geçecek. Biz daha dik duran, daha çok ayakta kalan, daha çok ne istediğini belli eden takımların başarılı olacağını düşünüyoruz. Biz de bu takımlardan bir tanesi oluyoruz” diye konuştu.

“Sahamızda çok kötü zeminde oynadığımız için puan kayıpları yaşıyoruz”

Kastamonu Gazi Stadı’ndaki zeminle ilgili konuşan Eriş, “Bugün Süper Lig’de oynayan takımların dert yandığı zeminle ilgili bizler de dert yanıyoruz ama bunun üstesinden şu anda gelebilme gibi bir şansımız bulunmuyor. Bizler, futbol oynamayı amaçlayan bir takımız, rakipler için çok büyük bir avantaj. İkinci devreye başladığımız Etimesgut maçı karlar içerisinde oynanan bir müsabakaydı. Zemin çok kötüydü, kaçırdığımız 11 tane net pozisyon vardı. Sonra deplasmana, İnegöl’e gittik, İnegöl’ün sahası da kötüydü. Fethiye maçını sahamızda oynadık, o maçta da zemin çok kötüydü. Iğdır maçında da zemin çok kötüydü. Ben bunu bahane olsun diye söylemiyorum ama bizim antrenman yaptığımız sahayı görseler sanırım bu konuştuklarımız için bizlere hak verirler diye düşünüyorum. Çok kötü zeminlerde çalışıyoruz, çok kötü zeminlerde müsabakalar oynuyoruz. Mükemmel zeminlerde karşılaştığımız zaman istediğimiz formatta, istediğimiz oyunu çok rahat oynayabiliyoruz. Bunun sonucunda da galibiyetlerle dönüyoruz. Maalesef kendi sahamızda zeminin çok kötü olmasından ötürü bizim istediğimiz oyun formatını yapma zorunluluğundan vazgeçiyoruz, direk hedefe doğru oynamaya çalıştığımız bir süreç yaşanıyor. Ben pas oyunuyla oynamaya çalışıyorum. Fakat ikinci devrede bulduğumuz pozisyonları gole çeviremedik, birçok pozisyondan yararlanamadık. Yediğimiz saçma sapan goller oldu. Maalesef bu yüzden istediğimiz puanları ikinci devre alamadık ve sonuca dönüştüremedik. Sonuç gelmeyince de ister istemez tabloda geride kalıyorsunuz ama biz, hem oyuncularımıza hem taraftarımıza hem kendimize güveniyoruz ve bu işin üstesinden geleceğimize inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Abdulaziz Solmaz: “Somaspor maçıyla birlikte çıkışa geçmek istiyoruz””

İkinci devrede iyi bir futbol sergilediklerini fakat bunu skora yansıtamadıklarını belirten Kastamonuspor Takım Kaptanı Abdulaziz Solmaz ise, “İkinci yarıya maalesef skor olarak başlayamadık ama oyun olarak güzel oynuyoruz. İlk devreyi iyi bir yerde bitirmiştik fakat ikinci devreye iyi başlayamadık. İkinci devrede maalesef istediklerimizi bir türlü sahaya yansıtıp bulduğumuz pozisyonları golle süslendirip puanlar kazanamadık. Yapacak bir şeyimiz yok, sonuçta bu bir futbol. Daha lig uzun, önümüzde de uzun bir zaman var. Daha çok maçlar oynayacağız. İnşallah bu maçlardan ders çıkartıp önümüzdeki Soma maçıyla birlikte çıkışa geçmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. – KASTAMONU

]]>
https://www.haber28.com.tr/kastamonuspor-somaspor-maci-hazirliklarini-surdurdu/feed/ 0
Fenerbahçe maçının ardından https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-macinin-ardindan-2/ https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-macinin-ardindan-2/#respond Sun, 14 Jan 2024 21:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2630 Fenerbahçe maçının ardından (1)

Hasan KIRMIZITAŞ – Kadir GÜNEŞ GAZİANTEP,(DHA)-

Süper Lig’in 20’nci haftasında Gaziantep FK, sahasında konuk ettiği Fenerbahçe’ye 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından Gaziantep FK Teknik Direktörü Marius Sumudica ve Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Gaziantep FK Teknik Direktörü Marius Sumudica, Fenerbahçe karşısında iyi mücadele ettiklerini ve kaybetmelerine rağmen takım ruhunu kazandıkları için mutlu olduklarını söyledi. Karşılaşmanın sonuna kadar Fenerbahçe ile başa baş mücadele ettiklerini dile getiren ve oyuncularını kutlayan Sumudica, rakibinin bugün çok acı çektiğini ve tek golle kazanınca kupa kazanmış gibi sevindiğini vurgulayarak şöyle dedi

Bugün gerçekten iyi maç çıkardık. Fenerbahçe ile aynı seviyede futbol oynadık. Gaziantep takımı olarak son dakikaya kadar sonuca inandık. Öyle ki 2 tane de çok iyi pozisyona girdik. Takımımı, futbolcularımı tebrik etmek istiyorum. Son dakikaya kadar mücadele ettiler. Tribünleri dolduran taraftarlara da teşekkür etmek istiyorum. Bugün takımın ruhunun kazandık aslında, sahada takım ruhu vardı. Fenerbahçe ile kendimizi finansal ve kadro olarak kıyaslayamayız ama bugün benim oyuncularım onlardan aşağı kalmadı ve onlar gibi mücadele etti. Taktiksel olarak iyi kapandık. Ama maçın sonunda biraz sürpriz oldu, rakibimiz Real Madrid’e karşı kazanmış ya da Avrupa kupası kazanmış gibi seviniyordu. Bu benim için daha iyi. Bu maçtan korktuklarını gösteriyordu Fenerbahçe sürekli farklı galibiyetler alan bir takımdı ve bugün çok acı çekti. Ben rakibimize acı çektirdiğimiz için mutluyum.

Hakemlerle ilgili konuşmayı sevmediğini belirten Sumudica, mücadelede hakemin ikili mücadelelerde tercihini Fenerbahçe’den yana kullandığını ifade etti. Bundan sonra 18 maç daha oynayacaklarını ve ligde kalmak için puan toplayacaklarını kaydeden Sumudica, Buraya geldiğim zaman 5 maç sonunda 0 puanlı takım vardı. Puan toplamak çabuk şekilde kolay değildi. Şu an acil şekilde önümüzdeki 2 maça konsantre olmamız gerekiyor. Sivas ve Konya bizim için final maçları. Fenerbahçe bizim için bonus maçıydı diye konuştu.

2 OYUNCU DAHA GETİRECEĞİZ

Fenerbahçe’nin rakiplerini farklı yendiğini bugün ise tek gollü kazandığını anlatan Sumudica, Gaziantep FK’nın son dakikalarda 2 pozisyona girdiğini ama değerlendiremediğini de belirterek, Fenerbahçe’ye karşı kaç ekip bu şansları yaratabilir Yedekten giren oyuncuları bile çok iyi isimler. Bunlar bahane değil aslında. Pozitif tarafları görmemiz gerekiyor. 3 yıl önce Fenerbahçe karşısında burada kazanmıştık. Fenerbahçe şu anki gibi değildi. Önümüzdeki süreç için başkanla çalışacağız transfer konusunda. Bir orta saha oyuncusu getirdik, 2 oyuncu daha getireceğiz. Bizim hedefimiz ligde kalmak. Bugün benim hedefim takımın ruhunu kazanmaktı onu da başardım. Bugün hiç kimse futbolcularımız ile ilgili eleştiri yapamaz diye konuştu.

İSMAİL KARTAL’IN BU ZEMİNE SAYGI DUYMASI GEREKİYOR

Marius Sumudica, karşılaşmanın ardından Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal’ın saha zeminiyle ilgili eleştirisine de cevap vererek, İsmail Kartal’ın bu zemine saygı duyması gerekiyor. Bir hocanın zeminle ilgili konuşmaması lazım. Bunları neden konuşuyor bilmiyorum istiyorlarsa federasyondan izin çıkarırlarsa biz orada oynayalım. Biz bu zeminde oynuyoruz sonuçta. Profesyonel anlamda bakılınca hocanın zeminle ilgilenilmemesi gerekiyor. Biz bu zeminde oynuyoruz o da oynamayı kabul etmeli. Şimdi biz Sivas’a gideceğiz ve eksi derecelerde oynayacağız zemin kötü olacak. Puan kaybedersek bu bahanemiz mi olacak Biz tüm teknik direktörlere saygı duyuyoruz burası bizim stadımız İsmail Kartal da buna saygı duyacak şeklinde konuştu.

İSMAİL KARTAL KAZANDIĞIMIZ İÇİN MUTLUYUM

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, 2 gün önce terör saldırısında şehit düşen askerlere rahmet diledi. Bir daha böyle olaylar yaşanmaması için dua ettiklerini dile getiren İsmail Kartal, Gaziantep’e kazanmak için geldiklerini ifade etti. Mücadelenin başından sonuna kadar üstün tarafın Fenerbahçe olduğunu belirten Kartal, Biz buraya kazanmak için geldik. Baştan sona rakibe göre üstün olan, topu ayağında tutan ve net pozisyonlar bulan taraf bizdik. Daha fazla gol atabilirdik, çok daha iyisini yapabilirdik ama ağır zemin buna izin vermedi. İyi mücadele ettik ve kazanmasını bildik. Birkaç gol daha atabilirdik ama olmadı kazandığımız için mutluyum ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-macinin-ardindan-2/feed/ 0
Fenerbahçe maçının ardından https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-macinin-ardindan/ https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-macinin-ardindan/#respond Sun, 14 Jan 2024 19:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2627

Süper  Lig’in 20’nci haftasında Gaziantep FK, sahasında konuk ettiği Fenerbahçe’ye 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından Gaziantep FK Teknik Direktörü Marius Sumudica ve Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Gaziantep FK Teknik Direktörü Marius Sumudica, Fenerbahçe karşısında iyi mücadele ettiklerini ve kaybetmelerine rağmen takım ruhunu kazandıkları için mutlu olduklarını söyledi. Karşılaşmanın sonuna kadar Fenerbahçe ile başa baş mücadele ettiklerini dile getiren ve oyuncularını kutlayan Sumudica, rakibinin bugün çok acı çektiğini ve tek golle kazanınca kupa kazanmış gibi sevindiğini vurgulayarak şöyle dedi:

“Bugün gerçekten iyi maç çıkardık. Fenerbahçe ile aynı seviyede futbol oynadık. Gaziantep takımı olarak son dakikaya kadar sonuca inandık. Öyle ki 2 tane de çok iyi pozisyona girdik. Takımımı, futbolcularımı tebrik etmek istiyorum. Son dakikaya kadar mücadele ettiler. Tribünleri dolduran taraftarlara da teşekkür etmek istiyorum. Bugün takımın ruhunun kazandık aslında, sahada takım ruhu vardı. Fenerbahçe ile kendimizi finansal ve kadro olarak kıyaslayamayız ama bugün benim oyuncularım onlardan aşağı kalmadı ve onlar gibi mücadele etti. Taktiksel olarak iyi kapandık. Ama maçın sonunda biraz sürpriz oldu, rakibimiz Real Madrid’e karşı kazanmış ya da Avrupa kupası kazanmış gibi seviniyordu. Bu benim için daha iyi. Bu maçtan korktuklarını gösteriyordu Fenerbahçe sürekli farklı galibiyetler alan bir takımdı ve bugün çok acı çekti. Ben rakibimize acı çektirdiğimiz için mutluyum.”

Hakemlerle ilgili konuşmayı sevmediğini belirten Sumudica, mücadelede hakemin ikili mücadelelerde tercihini Fenerbahçe’den yana kullandığını ifade etti. Bundan sonra 18 maç daha oynayacaklarını ve ligde kalmak için puan toplayacaklarını kaydeden Sumudica, “Buraya geldiğim zaman 5 maç sonunda 0 puanlı takım vardı. Puan toplamak çabuk şekilde kolay değildi. Şu an acil şekilde önümüzdeki 2 maça konsantre olmamız gerekiyor. Sivas ve Konya bizim için final maçları. Fenerbahçe bizim için bonus maçıydı” diye konuştu.

“2 OYUNCU DAHA GETİRECEĞİZ”

Fenerbahçe’nin rakiplerini farklı yendiğini bugün ise tek gollü kazandığını anlatan Sumudica, Gaziantep FK’nın son dakikalarda 2 pozisyona girdiğini ama değerlendiremediğini de belirterek, “Fenerbahçe’ye karşı kaç ekip bu şansları yaratabilir? Yedekten giren oyuncuları bile çok iyi isimler. Bunlar bahane değil aslında. Pozitif tarafları görmemiz gerekiyor. 3 yıl önce Fenerbahçe karşısında burada kazanmıştık. Fenerbahçe şu anki gibi değildi. Önümüzdeki süreç için başkanla çalışacağız transfer konusunda. Bir orta saha oyuncusu getirdik, 2 oyuncu daha getireceğiz. Bizim hedefimiz ligde kalmak. Bugün benim hedefim takımın ruhunu kazanmaktı onu da başardım. Bugün hiç kimse futbolcularımız ile ilgili eleştiri yapamaz” diye konuştu.

“İSMAİL KARTAL’IN BU ZEMİNE SAYGI DUYMASI GEREKİYOR”

Marius Sumudica, karşılaşmanın ardından Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal’ın saha zeminiyle ilgili eleştirisine de cevap vererek, “İsmail Kartal’ın bu zemine  saygı duyması gerekiyor. Bir hocanın zeminle ilgili konuşmaması lazım. Bunları neden konuşuyor bilmiyorum istiyorlarsa federasyondan izin çıkarırlarsa biz orada oynayalım. Biz bu zeminde oynuyoruz sonuçta. Profesyonel anlamda bakılınca hocanın zeminle ilgilenilmemesi gerekiyor. Biz bu zeminde oynuyoruz o da oynamayı kabul etmeli. Şimdi biz Sivas’a gideceğiz ve eksi derecelerde oynayacağız zemin kötü olacak. Puan kaybedersek bu bahanemiz mi olacak? Biz tüm teknik direktörlere saygı duyuyoruz burası bizim stadımız İsmail Kartal da buna saygı duyacak” şeklinde konuştu.

İSMAİL KARTAL: KAZANDIĞIMIZ İÇİN MUTLUYUM

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, 2 gün önce terör saldırısında şehit düşen askerlere rahmet diledi. Bir daha böyle olaylar yaşanmaması için dua ettiklerini dile getiren İsmail Kartal, Gaziantep’e kazanmak için geldiklerini ifade etti.  Mücadelenin başından sonuna kadar üstün tarafın Fenerbahçe olduğunu belirten Kartal, “Biz buraya kazanmak için geldik. Baştan sona rakibe göre üstün olan, topu ayağında tutan ve net pozisyonlar bulan taraf bizdik. Daha fazla gol atabilirdik, çok daha iyisini yapabilirdik ama ağır zemin buna izin vermedi. İyi mücadele ettik ve kazanmasını bildik. Birkaç gol daha atabilirdik ama olmadı kazandığımız için mutluyum” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/fenerbahce-macinin-ardindan/feed/ 0
Sumudica: Gaziantep’in Fenerbahçe’nin parasına ihtiyacı yok https://www.haber28.com.tr/sumudica-gaziantepin-fenerbahcenin-parasina-ihtiyaci-yok/ https://www.haber28.com.tr/sumudica-gaziantepin-fenerbahcenin-parasina-ihtiyaci-yok/#respond Sun, 14 Jan 2024 19:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2624 Gaziantep Futbol Kulübü Teknik Direktörü Marius Sumudica, Fenerbahçe maçının ardından, “Bugün büyük bir maç çıkardık” dedi. Fenerbahçe taraftarlarına tribünlerde fazla yer ayrılmasına da tepki gösteren Sumudica’nın, “Gaziantep’in Fenerbahçe’nin parasına ihtiyacı yok” diyerek basın toplantısından ayrılması ise dikkat çekti.

Gaziantep Futbol Kulübü, Trendyol Süper Lig’in 20. haftasında sahasında Fenerbahçe’ye 1-0 mağlup oldu.

Gaziantep FK Teknik Direktör Marius Sumudica, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Mağlup oldukları için üzgün olduklarını söyleyen Sumudica, “Bugün büyük bir maç çıkardık. Fenerbahçe ile aynı seviyede futbol oynadık. Tabii takım olarak son dakikaya kadar sonuç almaya inandık ve iki önemli pozisyona girdik. Oyuncularım son dakikaya kadar mücadele etti. Tebrik ediyorum onları. Taraftarlara da teşekkür etmek istiyorum. Bugün takım ruhunu tekrar kazandık. Fenerbahçe ile kendimizi kıyaslayamayız ama oyuncularım onlar kadar iyi oynadı. Taktik olarak rakibi çok iyi kapattık. Maç sonucu benim için sürpriz oldu” dedi.

“Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi kazanmış gibi sevindi”

Fenerbahçe’nin kendileri karşısında zorlandığını ve maç sonunda Avrupa kupası kazanmış kadar sevindiğini de ifade eden Rumen Teknik adam, “Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi kazanmış gibi sevindi. Bu onların bu maçtan korktuklarını gösteriyor. Çünkü sürekli farklı sonuçlarla galip geldikleri için Fenerbahçe’ye bugün acı çektirdik. Kolay kazanmadılar. Hakemlerle ilgili konuşmayı sevmiyorum ama takdir haklarını Fenerbahçe’den yana kullandı. 18 maçımız daha var. Ligde kalmak için daha fazla puan toplamamız lazım. Buraya gelirken takımın puanı yoktu, çok puan topladık, önümüzde çok takım vardı. Onları geçtik. Bundan sonra daha çok puan almamız lazım. Önümüzdeki Sivas ve Konya maçları bizim için çok çok önemli. O maçlarda puanlar almamız lazım. Fenerbahçe maçı bizim için bonus bir maçtı. Fenerbahçe’ye karşı önemli pozisyonlara girdik. Rakibimizin kadrosu çok güçlü bir kadro. Yedek kulübesinden gelen çok önemli oyuncular vardı. Üç sene önce Fenerbahçe’yi burada yenmiştik ancak o zamanki rakibimizle şu anki rakibimiz çok farklı. Bizim hedefimiz ligde kalmak. Buna yönelik transfer çalışmalarımız da devam ediyor. Bir orta saha oyuncusu aldık. Birkaç transfer daha yapacağız. Ligi küme düşme hattının bir üstünde bitirsek bile benim için yeterli olur” açıklamasında bulundu.

“İsmail Kartal federasyona yazı göndersin bütün maçları sahalarında oynasın”

İsmail Kartal’ın zemin ile ilgili sözlerine sert tepki gösteren Rumen teknik adam, “İsmail hocanın futbol konuşması gerekiyor. Aynı zeminde biz de oynadık. İsmail Kartal isterse federasyona yazı göndersin bütün maçları onların sahasında oynayalım. Burada futbol konuşulması lazım. Sahamız böyle ama istiyorsa dilediği zeminde oynayabiliriz. Biz de Sivas’a gidip oynayacağız. Orada da zemin kötü olacak ve biz puan kaybedersek bu bizim için bahane mi olacak. Tüm teknik direktörlere saygı duyuyorum ama İsmail Kartal’ın bize ve zeminimize saygı duyması gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Gaziantep’in Fenerbahçe’nin parasına ihtiyacı yok”

Fenerbahçe taraftarlarına tribünlerde fazla yer ayrılmasına da tepki gösteren Sumudica, “Gaziantep’in Fenerbahçe’nin parasına ihtiyacı yok” diyerek basın toplantısından ayrıldı. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber28.com.tr/sumudica-gaziantepin-fenerbahcenin-parasina-ihtiyaci-yok/feed/ 0