Bayram tatilini fırsata çeviren binlerce ziyaretçinin rotası, UNESCO tarafından gastronomi dalında “yaratıcı şehirler” ağına dahil edilen ilk Türk şehri olmasından dolayı “gastronominin başkenti” olarak nitelendirilen Gaziantep oldu.
Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkmasıyla kentteki oteller yüzde 100 dolulukla hizmet verdi. Lokanta, restoran ve tatlıcı gibi işletmelerin büyük çoğunluğu da tam kapasite çalıştı.
Yüzden fazla lezzeti Türk Patent ve Marka Kurumundan coğrafi işaret tescili alan Gaziantep, adeta çifte bayram yaptı.
Gaziantep Lokantacılar Kebapçılar Pastacılar Tatlıcılar Baklavacılar ve Kafeteryacılar Esnaf ve Sanatkarları Odası Başkanı Abdulkadir Katmerci, AA muhabirine, kent esnafının bayram tatilini dolu dolu geçirdiğini söyledi.
Tatili fırsata çevirdiklerini belirten Katmerci, “Ramazan Bayramı’nda 9 günlük bayram tatili ilaç gibi geldi diyebiliriz. Esnafımız kapasitesinin tam üç katında hizmet vermeye çalıştı. Çok fazla talep vardı, yoğunluk vardı. UNESCO tarafından kabul görmüş bir mutfağa sahibiz. Yani bir baklavayı veya bir kazan yemeğini bile tek çeşit yapmıyoruz. Diğer illerimizde mezelerde çeşit var. Bizlerde ise her ürettiğimiz yemekte, her ürettiğimiz tatlıda çeşit var. Doğal olarak bu bize turist rekorlarını da beraberinde getiriyor. Her yıl üzerine koyarak devam ediyoruz.”
Esnaf memnun
Baklava ustası Ömer Faruk Çiftçi de ramazan ayında kentteki baklavacıların üretimini iki katına çıkardığını dile getirdi.
Bayram tatilinin 9 gün olmasının kendileri için büyük fırsat olduğunu anlatan Çiftçi, şöyle devam etti:
“Bu bayram bütün yerli ve yabancı turistler lezzete doydu. Tatilin 9 gün olması nedeniyle kente ek seferler düzenlendi. Bu bizim için büyük bir avantajdı. Vatandaşların hepsi baklavasını, ciğerini, kebabını yedi, giderken de sevdiklerine götürdü. Ramazan ayında artan üretimimiz normal şartlarda bayramda normale döner ama tatil 9 gün olunca rutin üretim devam etti.”
Tarihi Tahmis Kahvesi işletmecisi Mehmet Bağcı da tatilin uzun olması ve havaların ısınmasından dolayı bu yıl beklediklerinin üzerinde bir ziyaretçi yoğunluğu yaşadıklarını söyledi.
Kente gelen ziyaretçinin midesi gibi adeta gözünün de doyduğunu aktaran Bağcı, şunları kaydetti:
“Gaziantep’e gelen misafirler Gaziantep’i yaşadılar, tarihi yaşadılar. Yemeyle, içmeyle, oturmayla, kahveyle güzel bir tatil dönemini geçirdiler diyebiliriz. Gaziantep bundan güzel bir şekilde faydalandı. Esnafımızın tamamı baklavacısı, kebapçısı, kahvecisi yani taksi şoföründen tutun da herkes bundan faydalandı. Her anlamda çok yoğundu. Uçaklarda yer bulamayanlar kara yoluyla bulabildikleri imkanlar neticesinde Gaziantep’e ve bu bölgeye akın ettiler. Yani ben uzun yıllardan beri Tahmis Kahvesi’ni çalıştırıyorum, işletmecisiyim. Ben böyle bir kalabalığı görmedim. İnşallah Kurban Bayramı’nda da bu yoğunluğu bekliyoruz.”
Kebap ustası Ali Ağca da Gaziantep’e olan ilgiden memnun kaldıklarını vurgulayarak, “Bizim için bayram tatili gerçekten çok güzel geçti. Gelen ziyaretçiler en çok baklava, kebap, beyran gibi lezzetleri tercih ediyorlar.” dedi.
Tatilciler de geziden memnun ayrılıyor
Ziyaretçilerden Yusuf Çekiç de bayram tatili dolayısıyla ailecek Manisa’dan doğu turuna çıktıklarını belirterek, “Son durağımız Gaziantep oldu. Baklavasını ve yemeklerini yedik, güzel yerler gezdik. Zeugma Müzesi’ni gezelim dedik. Tarihi eserleri de şehirdeki yerleşim yerleri de çok güzel bir yer, bizim hoşumuza gitti.” dedi.
Merve Çekiç ise kendi yöresinin damak lezzetine göre gastronomi kenti Gaziantep’in yemeklerinin farklı bir lezzeti olduğunu anlattı.
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen doğal taş sektörünün en büyük küresel buluşması Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 17 Nisan 2024 saat 11.00’de düzenlenecek törenle 29’uncu kez kapılarını açıyor. Bu yıl Çemar Traverten&Mermer ana sponsorluğunda düzenlenen fuarda, tüm doğal taş firmaları Gaziemir’deki Fuar İzmir’in kapalı hollerinde yer alırken C holünün büyük bir kısmı ile D holünün tamamı makine ve teknoloji firmalarına tahsis edildi. Blok mermer alanı da geçen yıl olduğu gibi renk renk, çeşit çeşit bin 500’e yakın blok doğal taşın sergileme alanı olacak. Bu yıl Marble İzmir’de sektör temsilcilerinden gelen talepler üzerine alınan karar doğrultusunda, yalnızca doğal taş ve doğal taş ürünleri ile makine ve teknolojileri sergileniyor.
“İZMİR’DEN YÖN VERECEĞİZ”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, doğal taş ihracatının can damarı ve sektörün dünyaya açılan kapısı olan Marble İzmir’e 29’uncu kez ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadıkları belirterek, “Marble İzmir ile Türk doğal taşının dünyaya açılarak pazar payını artırması sektör açısından büyük önem taşıyor. 29 yıldır sektör fuarı, fuar da sektörü büyütüyor. 1995’te 47 yerli katılımcısıyla başlayan ve 4 bin 719 kişiyi ağırlayan Marble İzmir, geçen yıl bin 15 katılımcısı ile 148 ülkeden 9 bin 56’sı yabancı toplam 79 bin 153 ziyaretçiyi ağırlamıştı. Fuarın bu yıl Türkiye ve dünyanın dört bir yanından 100 bine yakın ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor. Fuarımızı her yıl biraz daha büyütecek, doğal taş sektörünün geleceğine İzmir’den yön vereceğiz” dedi.
ALIM HEYETLERİ İLE TİCARET HACMİ ARTACAK
Marble İzmir için ABD, Orta Doğu ile Asya ve Avrupa bölgelerindeki ticari ataşeliklerle işbirlikleri yapılırken fuara dünyanın dört bir yanından katılımcı ve ziyaretçi bekleniyor. Ticaret Bakanlığı’nın ihracata yönelik destekleriyle Ege Maden İhracatçıları Birliği, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri ve Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği ile ortak yürütülen üç farklı alım heyeti programı düzenlenecek. Bu programlar kapsamında hedef ülke olarak belirlenen Birleşik Krallık, Güney Kore, Fransa, İtalya, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Umman, Katar, Kuveyt ve Azerbaycan’dan sektör profesyoneli ağırlanacak. İZFAŞ tarafından yürütülen B2B programına da 186 yabancı alıcı katılıyor. Fuar süresince, katılımcı firmaların müşterilerle hızlı ve etkili biçimde görüşmesi sağlanacak. Web sayfası üzerinden Avustralya’dan İtalya’ya, ABD’den Çin’e kadar dünyanın her kıtasındaki toplam 59 ülkeden, bin 912 yabancı ziyaretçi başvuru kaydı da alınmış durumda.
KATILIMCI LİSTESİ GENİŞ
Marble İzmir’de doğal taş ve ürünleri ile madencilik sarf malzemeleri, fabrika ve atölye sarf malzemeleri, madencilik makineleri, iş makineleri ve ağır ekipmanlar, fabrika ve atölye makineleri, çevre koruma, geri dönüşüm ve kazanım sistemleri, sektörel kuruluşlar, bilgi işlem ve yazılım firmaları, nakliye ve lojistik hizmetler, finansman ve kredilendirme hizmetleri, kamu ve resmi kurumlar, dernek, birlik ve STK’lar, medya kurum ve kuruluşları katılımcı olarak yer alacak. Fuarın ziyaretçi profilini ise tüm dünyadan doğal taş işleme makine ve teknolojileri bayi ve toptancıları, doğal taş uygulamacıları, inşaat ve taahhüt şirketleri, proje yönetim ve danışmalık şirketleri, yapı denetim şirketleri, mimarlık ofisleri, yapı marketler, yapı malzemeleri toptancıları, perakendeci ve dağıtıcıları, inşaat makineleri bayi ve toptancıları, madencilik ve doğal taş şirketleri oluşturuyor.
“DEĞİŞİK” TASARIMLAR MARBLE İZMİR’LE HAYAT BULUYOR
Fuar kapsamında doğal taş tasarım yarışması da düzenleniyor. Marble İzmir, bu yıl 6’ncısı düzenlenen Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’yla da genç tasarımcıları sektörün yenilikçi firmalarıyla bir araya getiriyor. Yarışma ile doğal taş ihracatının tasarım ve mimariyle desteklenerek katma değeri yüksek ürünlerle artması ve Türk doğal taşının pazarda yenilikçi yüzünün ortaya konulması amaçlanıyor.
Yarışmaya, bu yıl 20 ülkeden genç tasarımcı adayları doğal taş kullanarak oluşturdukları toplam bin 265 projeyle katıldı. Tasarımcıların jüri değerlendirmesi sonucu finale kalan 34 projesi, sektörün yenilikçi firmaları tarafından hayata geçirilecek ve ödül kazananlar 29. Marble İzmir Fuarı’nda belli olacak.
KENTTE MARBLE İZMİR BEREKETİ YAŞANACAK
Marble İzmir sektöre ve yan sektörlerine, ihracata, istihdama katkı sağlamasının yanı sıra önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da turizmden konaklamaya, ulaşımdan yiyecek içecek sektörüne kadar birçok alanda kent ve ülke ekonomisine pozitif etki sağlayacak. Fuar nedeniyle kente gelecek yerli, yabancı katılımcı ve ziyaretçiler, İzmir’de Marble bereketini hissettirecek.
420 MİLYON DOLARA ULAŞTI
Marble İzmir ilk yapıldığında doğal taş ihracatı 77 milyon dolarken yıllar içinde fuarın da katkısı ile Türkiye’nin doğal taş ihracatı 2 milyar doları aştı. Bu yılın ilk üç ayında da Türkiye doğal taş ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre artışla 420 milyon dolara ulaştı.
]]>Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan antik kentte, Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersin Çelikbaş’ın başkanlığında yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları sürüyor.
Çalışmalar kapsamında Roma hamamının tepidarium (ılıklık) bölümü üzerinde bu ay içerisinde yapımı tamamlanan cam teras, tarihi yapıyı görünür kıldı.
Roma hamamını yukarıdan gezme imkanı sunan cam teras, yerli ve yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor.
“Ziyaretçi ilgisinden çok memnunuz”
Doç. Dr. Çelikbaş, AA muhabirine, ekibiyle antik kente her yıl yeni bir teşhir alanı kazandırmayı planladıklarını söyledi.
Çelikbaş, birçok antik kentte kapalı mekanlarla karşılaştıklarını dile getirerek, “Restorasyon ve teşhir projelerimizde bu kapalı mekanların metal yoğunluğundan da rahatsız oluyoruz. Görüntüyü daha hafifleştirmek istedik ve camla birlikte de o görüntüyü biraz daha estetik hale getirmeyi düşündük. (Roma hamamı) Yapı gerçekten büyük bir yapı. Bin metrekarelik bir alanı kapsıyor. Bu yapının tamamını kapalı alan haline getirirsek çok boğucu bir durum olacağını düşünerek sadece bir bölümünü, mozaikli alanın üstünü camla kapatıp ziyaretçilerimizin hizmetine açtık.” diye konuştu.
Cam terasın etrafını açık bıraktıklarını aktaran Çelikbaş, şöyle devam etti:
“Hava sirkülasyonu sağlansın, böylelikle içeride bitkilenme oluşmasına engel olalım istedik. Ziyaretçilerimiz hem yapının mozaiklerini üstten 90 derecelik bir açıyla görebiliyor hem de yan taraftan hazırlamış olduğumuz ahşap yürüme yollarıyla da yapının içerisine de girip gezebiliyor. Hamamın içerisindeki bölümleri insanların zeminine bakarak, mozaikli alan hariç, diğer zeminlere dokunarak gezmesini istedik. İnsanımızı bu alanlardan uzaklaştırırsak aslında o dönemin hissedilmesinden de uzaklaştırdığımızı düşünüyoruz. Bunu planlayan bir proje yapmaya çalıştık. Ziyaretçi ilgisinden çok memnunuz. Ziyaretçilerin gelmesinin hem il hem de ilçe turizm hareketliliği bakımından önem arz ettiğini düşünüyoruz.”
Çelikbaş, Hadrianopolis’te ziyaret noktalarını henüz tamamlamadıklarını, 3 yapının teşhirini bitirerek ziyarete açtıklarını anlatarak, “Roma villası, şu anda içinde bulunduğumuz Roma dönemi hamamı ve bir kilise kalıntısı. Bunların hem mozaiklerini gelen ziyaretçilerimiz görebiliyor ayrıca içinde de gezebiliyorlar.” dedi.
Cam terasın özelliklerinden bahseden Çelikbaş, “Bir hamamın odasının üstünü kapatma anlamında cam teras yoktur, Türkiye’de örneği yok. Küçük kapatmalar var, yani küçük bir alanda mozaik çıkmış, bunu bazı antik kentlerimizde görebiliyorsunuz. Fakat böyle bir odanın mozaiklerinin cam teras halinde teşhir edildiği bir örnek yoktur. Mozaiklerin camla örtülü olduğu örnekler var ama bunlar ziyaret alanlarından ziyade müzelerde yapılan uygulamalar. Bunun bir antik kentte ilk defa uygulandığını söyleyebiliriz.” ifadelerini kullandı.
Çelikbaş, cam terasın tarihi yapıyı yakından görme imkanı sunduğunu belirterek, “Hamamın mozaikli olan ılıklık bölümünün üzerini cam terasla kapattık. Ziyaretçilerimiz mozaikleri hem cam terasın altından görebiliyorlar hem de doğa manzarasında fotoğraf çekilebiliyorlar. Bu projeyi doğayı tarihle buluşturan bir nokta olarak planladık ve hayata geçirdik.” diye konuştu.
“Çok değerli bir çalışma”
Hadrianopolis’i ziyaret etmek için Ankara’dan gelen Ahmet Yılmaz, antik kentte güzel çalışmaların yapıldığını söyledi.
Cam terası çok beğendiğini dile getiren Yılmaz, “Çok değerli bir çalışma. Beğendik, tekrar gelmek istiyoruz.” dedi.
Ziyaretçi Sevim Durmuş da antik kenti çok beğendiklerini belirterek, “Burası kazı çalışmalarıyla daha da büyüyecek. Cam teras, alanı koruma ve üstten görmek için çok iyi düşünülmüş. Genelde cam teraslar sadece karşı tarafı seyir amaçlı yapılıyor ama burada aynı zamanda alanı da koruma amaçlı yapılmış. Gezdiğimiz kadarıyla bir antik kentte böyle bir cam terası hem koruma hem görsel hem de fonksiyonel amaçlı hiç görmemiştik.” diye konuştu.
Semih Sezer ise antik kente ilk defa geldiğini ve cam terasın çok güzel olduğunu aktararak, “Şu anda Roma hamamının üzerinde bulunuyoruz. Cam teras gerçekten doğa manzarasıyla birleşince müthiş bir görüntüye sahip olmuş. Çok güzel bir alan olmuş.” dedi.
]]>Tevfikiye köyü sınırlarında 150 yılı aşkın süredir kazılan Troya Antik Kenti’nin girişinde ziyaretçileri karşılayan müze, “2020 Avrupa Yılın Müzesi Özel Takdir Ödülü”nün ardından “2020/2021 Avrupa Müze Akademisi Özel Ödülü”nü kazandı. Troya Müzesi’ne, Tripadvisor.com tarafından “Traveller Choice Awards” ödülleri kapsamında iki yıl üst üste “Travaller Choice” (gezgin seçimi) ödülleri verildi.
Avrupa’dan aldığı ödüllerle birlikte ziyaretçi sayısında artış yaşanan müze ve ören yerini 2022’de 487 bin 309 kişi ziyaret etti. 2023’te 538 bin ziyaretçiyi ağırlayan müze, bu yılın ilk 2 ayında ise 25 bin kişiyi konuk etti.
Troya Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük, gazetecilere yaptığı açıklamada, müzeye olan ilginin her geçen yıl daha da fazla arttığını söyledi.
2023 yılının Ocak ayında çok büyük bir merakla ziyaretçi sayılarını beklediklerini ve bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 50’lik bir artış olduğunu gözlemlediklerini anlatan Gölcük, “Geçtiğimiz sene yaşanan felaket sonrası beklentilerimizin dışında geçmişti. Fakat 2024 yılına oldukça iyi bir başlangıç yaptık. 2024 yılı şubat ayında Troya Antik Kenti ve Troya Müzesi toplamda 25 bin ziyaretçiye ulaştı. Troya Müzesi bir önceki yılın ziyaretçi sayısından yüzde 190’lık bir artışa vardı. Bugüne kadar Troya’da en iyi, en pik yakalanan ziyaretçi sayısı 2019 yılında yaklaşık 550 bin kişiyle olmuştu. 2023 yılında bu rakamı tekrar etmiştik. Bu en iyi rakamı yakalamıştık.” dedi.
Gölcük, Troya Müzesi’nin ziyaretçi sayısının adeta katlanarak arttığına işaret ederek, “Öyle gözüküyor ki, 2024 yılında Troya’da yaklaşık 700 bin ziyaretçiye ulaşarak tüm zamanların ziyaretçi rekorunu yakalamış olacağız. 2023 yılında toplamda 538 bin ziyaretçi sayısına ulaşılmıştı. Sadece şubat ayı verimiz bir önceki yıldan yüzde 190 daha iyi. Bundan sonraki aylarda ortalama yüzde 30’luk daha yüksek bir ziyaretçi rakamı bekleniyor. Dolayısıyla 700 bin kişilik bir ziyaretçi yakalayacağız gibi duruyor.” şeklinde konuştu.
Troya Müzesi
Troya Müzesi’nin inşasına 2013’te Kültür ve Turizm Bakanlığınca yarışmayla belirlenen proje kapsamında başlandı.
Ekim 2018’de tamamlanarak hizmete açılan ve antik kentin kazı öncesi yüksekliğiyle eşit olacak şekilde tasarlanan müze, 3 bin metrekarelik sergi salonları dahil 10 bin metrekare kapalı alandan oluşuyor.
Müzede heykel, lahit, yazıt, sunak, mil taşı, balta ve kesiciler, pişmiş toprak seramikler, metal kaplar, altınlar, silahlar, sikkeler, kemik obje ve aletler, cam bilezikler, süs eşyaları, figürünler, cam ve pişmiş toprak koku şişeleri, gözyaşı şişeleri başta olmak üzere insanlık tarihine tanıklık etmiş çok özel parçalar sergileniyor.
Troya Müzesi teşhirinde, İzmir Arkeoloji Müzesi’nden Homeros betimli sikkeler ve 2012 yılında ABD’deki Penn Müzesi’nden Türkiye’ye iade edilen ve Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi envanterinde kayıtlı olan Troya kökenli 24 parça altın takı ile Polyksena lahti ve Luvi mührü de bulunuyor.
Geziye giriş rampasından başlayan ziyaretçiler, 7 başlığa bölünmüş hikayeyi takip ediyor. Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya Savaşı, Antik Dönemde Troas ve İlion, Doğu Roma ve Osmanlı Dönemi, Arkeoloji Tarihçesi, Troya’nın İzleri olarak sınıflandırılan bölümlerde arkeoloji dünyası için önem taşıyan eserler yer alıyor.
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen doğal taş sektörünün en büyük küresel buluşması Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, sağladığı ticaret hacmiyle bu yıl da sektöre umut olmaya devam edecek. Fuarda, tüm doğal taş firmaları Fuar İzmir’in kapalı hollerinde yer alırken, C holünün büyük bir kısmı ile D holünün tamamı makine ve teknoloji firmalarına tahsis edildi. Blok mermer alanı da geçtiğimiz yıl olduğu gibi renk renk, çeşit çeşit yüzlerce blok doğal taşın sergileme alanı olacak. Bu yıl Marble İzmir’de; sektör temsilcilerinden gelen talepler üzerine alınan karar doğrultusunda, yalnızca doğal taş ve doğal taş ürünleri ile makine ve teknolojileri sergilenecek.
1998 yılından bu yana Uluslararası Fuarlar Birliği (UFI) üyesi olan Marble İzmir, Türk doğal taşının dünyaya açılarak pazar payını arttırması ve yeni pazarlara ulaşılması açısından büyük önem taşıyor. Marble İzmir’in ilk yılında Türkiye’nin doğal taş ihracatı 77 milyon dolarken, yıllar içinde fuarın da katkısı ile ihracat 2 milyar dolar seviyelerine geldi. Sektör fuarı, fuar da sektörü büyüttü ve Marble İzmir, yıllar içinde doğal taş ihracatının can damarı haline geldi. Türkiye’nin doğal taş sektöründe dünya rezervlerinin üçte birine sahip olma avantajı yanında, renk ve desen zenginliğine de sahip olmasının etkisiyle son 10 yılda doğal taş ihracatı, Türkiye ekonomisine yaklaşık 20 milyar dolarlık katkı sağladı. Bu yılın ilk iki ayında Türkiye doğal taş ihracatı, geçen yıla oranla yüzde 5 yükselişle 274 milyon dolar oldu. Fuarın bu yıl da geçmiş yıllardan daha büyük bir ticaret hacmi oluşturması ve doğal taş sektörüne ihracatta yeni hedeflere ulaşması için katkı sağlamaya devam etmesi bekleniyor. Fuara olan ilgi ve talep, doğal taş sektörünün uluslararası platformlarda daha da güçlenmesini sağlarken, Türkiye’nin bu alanda liderliğini de pekiştiriyor.
100 bine yakın ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor
İlk yılında Kültürpark’ta 47 yerli katılımcısıyla başlayan ve 4 bin 719 kişiyi ağırlayan Marble İzmir Fuarı, geçtiğimiz yıl 167’si ülke dışından olmak üzere bin 15 katılımcıya ulaşırken, 148 ülkeden 9 bin 56’sı yabancı olmak üzere toplam 79 bin 153 ziyaretçiyi ağırlamıştı. Fuarın bu yıl Türkiye ve dünyanın dört bir yanından 100 bine yakın ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor.
Alım heyetleri ile ticaret hacmi artacak
Marble İzmir için ABD, Orta Doğu ile Asya ve Avrupa bölgelerindeki ticari ataşeliklerle iş birlikleri yapılırken, fuara dünyanın dört bir yanından katılımcı ve ziyaretçi bekleniyor. Ticaret Bakanlığının ihracata yönelik destekleriyle; Ege Maden İhracatçıları Birliği, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri ve Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği ile ortak yürütülen üç farklı alım heyeti programı düzenlenecek. Bu programlar kapsamında hedef ülke olarak belirlenen; Birleşik Krallık, Güney Kore, Fransa, İtalya, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Umman, Katar, Kuveyt ve Azerbaycan’dan yüzlerce yabancı müşteri ağırlanacak. Fuar süresince düzenlenecek B2B görüşme programlarıyla katılımcı firmaların müşterilerle hızlı ve etkili biçimde görüşmesi sağlanacak. Web sayfası üzerinden Avustralya’dan İtalya’ya, ABD’den Çin’e kadar dünyanın her kıtasındaki toplam 59 ülkeden yabancı ziyaretçi başvuru kaydı alındı.
Marble İzmir’de, doğal taş ve ürünleriyle; madencilik sarf malzemeleri, fabrika ve atölye sarf malzemeleri, madencilik makineleri, iş makineleri ve ağır ekipmanlar, fabrika ve atölye makineleri, çevre koruma, geri dönüşüm ve kazanım sistemleri, sektörel kuruluşlar, bilgi işlem ve yazılım firmaları, nakliye ve lojistik hizmetler, finansman ve kredilendirme hizmetleri, kamu ve resmi kurumlar, dernek, birlik ve STK’lar, medya kurum ve kuruluşları katılımcı olarak yer alacak. Fuarın ziyaretçi profilini ise tüm dünyadan; doğal taş işleme makine ve teknolojileri bayi ve toptancıları, doğal taş uygulamacıları, inşaat ve taahhüt şirketleri, proje yönetim ve danışmalık şirketleri, yapı denetim şirketleri, mimarlık ofisleri, yapı marketler, yapı malzemeleri toptancıları, perakendeci ve dağıtıcıları, inşaat makineleri bayi ve toptancıları, madencilik ve doğal taş şirketleri oluşturuyor.
Değişik tasarımlar Marble İzmir’le hayat buluyor
Fuar kapsamında doğal taş tasarım yarışması da düzenleniyor. Marble İzmir, bu yıl 6’ncısı düzenlenen Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışmasıyla da genç tasarımcıları sektörün yenilikçi firmalarıyla bir araya getiriyor. Doğal taş ihracatının, tasarım ve mimariyle desteklenerek katma değeri yüksek ürünlerle yapılmasıyla artması, Türk doğal taşının pazarda yenilikçi yüzünün ortaya konulmasının amaçlandığı yarışmada hayata geçirilecek özgün tasarımlar, Marble İzmir’de ziyaretçilerle buluşacak. Yarışmaya bu yıl, 20 ülkeden genç tasarımcı adayları doğal taş kullanarak oluşturdukları toplam bin 265 projeyle katıldı. Tasarımcıların, jüri değerlendirmesi sonucu finale kalan 34 projesi, sektörün yenilikçi firmaları tarafından hayata geçirilecek ve ödül kazananlar 29. Marble İzmir Fuarı’nda belli olacak.
Marble İzmir; sektöre ve yan sektörlerine, ihracata, istihdama katkı sağlamasının yanı sıra önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da; turizmden konaklamaya, ulaşımdan yiyecek içecek sektörüne kadar birçok alanda kent ve ülke ekonomisine de pozitif etki sağlayacak. Fuar nedeniyle kente gelecek yerli, yabancı katılımcı ve ziyaretçiler, İzmir’de Marble bereketini hissettirecek.
Marble mobil uygulaması bilgilendirip kolaylık sağlıyor
Geçtiğimiz yıl hazırlanan Marble İzmir mobil uygulaması, bu yıl da bilgilendirici bir rehber olma özelliğini sürdürecek. Uygulama, dünyanın her yerinden Marble İzmir’i duyan, gelmek isteyen, alım yapmak, ürünlerden haberdar olmak isteyen herkesi bilgilendirecek. Telefon ve akıllı cihazlarda kullanılabilen uygulama aracılığıyla Marble İzmir’e ve firmalara dair tüm bilgilere ulaşılabilecek. Hem Apple Store hem de Google Play’den cep telefonu ve tabletlere indirilebilen, Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanan uygulama, katılımcı ve ziyaretçilere kolaylık sağlayacak. – İZMİR
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı koordinesindeki ekipler, pazartesi günü törenlerin yapılacağı alanlardaki çalışmaların büyük bölümünü tamamladı.
Restorasyon ve Yapım İşleri Grup Başkanlığı Şehitlikler ve Anıtlar Peyzaj Uygulamaları Koordinatörlüğünce peyzaj düzenlemesi yapıldı.
Hisarlık Tepe’de yer alan yaklaşık 42 metre yüksekliğindeki Şehitler Abidesi’nin çevresine, “Çevre Düzenlenme Projesi” tamamlanan alanlara ve Türk Bahçesi ile temsili şehitliklere Türk bayrağını simgeleyen kırmızı ve beyaz 20 bin şakayık fidanı dikildi.
Süs bitkisi ve ağaçlarla alanın güzelleştirilmesi çalışmalarında binlerce lale, sümbül, servi, erguvan, manolya, ladin, ardıç, porsuk, lavanta, lavantin, gaura, kamelya ve açelya da kullanıldı.
Şehitler Abidesi bölgesi ve Morto Koyu’ndaki helikopter pistlerinin etrafında iniş ve kalkışlarda tehlikeleri önlemek için 100 işçi ile örtü temizliği, Abide’ye ulaşan alternatif yollarda da yol kenarı temizliği gerçekleştirildi.
Şehitlik bölgesine mıcır serildi, mermer yüzeyler temizlendi, ziyaretçilerin konforunun sağlanması için güzergahtaki yollarda bakım yapıldı.
Törenlerde kullanılacak tribünlerin kurulumunda da sona yaklaşıldı.
“Son zamanlarda artan yabancı ziyaretçi yoğunluğumuz da var”
Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, AA muhabirine, Çanakkale Zaferi’nin sembolü Şehitler Abidesi ve çevresinin yılın 12 ayı sürekli korunan ve bakım altında tutulan müstesna bir bölge olduğunu söyledi.
Yarımadada 18 Mart’ta yapılacak törenler için hazırlıkların son aşamasına geldiklerini belirten Kaşdemir, “Büyük zaferin kahramanlarını, bütün Çanakkale şehitlerimizi ve gazilerimizi, Cumhuriyet’imizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, Çanakkale’yi geçilmez yapanları, o büyük destanı yazanları rahmetle, minnetle ve şükranla yad ediyoruz. Tarihi Alan Başkanlığı olarak onların hatıralarını asla unutturmayacağız, gelecek kuşaklara bu büyük mücadeleyi, bu büyük fedakarlığı aktaracağız.” diye konuştu.
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı’nın yılın 12 ayı hazır halde olduğunu dile getiren Kaşdemir, bu müstesna topraklara gözleri gibi baktıklarını vurguladı.
???????Kaşdemir, “Her gün ziyaretçi yoğunluğu olacakmış gibi çalışıyoruz ama tabii 18 Mart törenleri ayrı. Çünkü 18 Mart’ta bütün Türkiye’nin kalbi Çanakkale’de atıyor. Bütün herkesin gözü Çanakkale’de.” dedi.
Asli görevleri olarak bu toprakların nasıl vatan yapıldığının daha iyi idrak edilmesinin mücadelesini verdiklerini kaydeden Kaşdemir, bu seneki Çanakkale Zaferi anma programlarının temasının “Bizim Çanakkale” olduğunu bildirdi.
Bu müstesna toprakları, orijinalliğini, doğal dokusunu bozmadan ihya ederek gelecek kuşaklara aktarmaya çalıştıklarını ifade eden Kaşdemir, şunları anlattı:
“Çanakkale tarihi alanı şu anda dünyanın en büyük açık hava müzelerinden biri olmaya aday. Zaten burası dünyanın en iyi korunmuş savaş alanı. Biz burayı gerçekten göz bebeğimiz gibi koruyoruz. Çünkü Türk milleti için Çanakkale tarihi alanın ne demek olduğunu çok iyi biliyoruz. Burasının bir manevi başkent hüviyetinde olduğunu çok iyi biliyoruz ve buradaki bu müstesna toprakları koruyup kollayarak da gelecek kuşaklara aktarmanın gayreti içinde olacağız. Bizim bir hayalimiz var: Çanakkale tarihi alanı görmeyen, ziyaret etmeyen hiçbir Türk evladı kalmasın istiyoruz. Gün gelecek burayı her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ziyaret etmiş, Çanakkale ruhunu hissetmiş olacak. Amacımız burayı daha çok insanın görmesini sağlamak, burada daha çok ziyaretçi ağırlamak. Hem yurt içinden hem yurt dışından özellikle son zamanlarda artan yabancı ziyaretçi yoğunluğumuz da var. Bu da bizi çok mutlu ediyor.”
]]>Antalya’nın saklı cennetini geçtiğimiz yıl 130 bin kişi ziyaret etti
ANTALYA – Antalya’nın İbradı ilçesi Ürünlü Mahallesi’nde yerli ve yabancı ziyaretçilerin akınına uğrayan Altınbeşik Mağarası ziyaretçi rekoru kırdı. Mağarayı 2023 yılında 130 bin kişi ziyaret etti.
Günde ortalama 350-400 kişinin gezi botları ile güzelliklerini keşfe çıktığı Altınbeşik Mağarası ziyaretçi akınına uğruyor. Mağaranın işletmesini yürüten İbradı Belediyesi personeli ve Altınbeşik Mağarası işletme sorumlusu Vacip Özkan, sodalı suyu dolayısıyla turkuaz renginde olan gölün mağaranın içine süzülen ışıklarla ve içerisinde bulunan 40 metre yükseklikten akan şelale ile ziyaretçilerine görsel şölen sunduğunu söyledi.
“Torosların gizli cenneti”
Bot turu yapılabilen dünyada üçüncü, Türkiye’de ise tek mağara olduğuna dikkat çeken Özkan, Antalya’nın İbradı ilçesi Ürünlü mahallesi yakınlarında bulunan Altınbeşik Mağarası adeta Torosların gizli cenneti. Mağaramız Dünyanın üçüncü, Türkiye’nin ise en büyük yer altı gölü mağarasıdır. Türkiye’de içerisinde botla girilebileceğiniz tek mağara burası” dedi.
“Mağara yılın 12 ayında açık”
Mağaranın işletmesinin İbradı Belediyesine geçtikten sonra son iki yıldır artık yılın 12 ayı açık kaldığını belirten Özkan, “Mağara önceki yıllarda yılın belli bir ayına kadar hizmet veriyordu. Mağaramız artık kış aylarında da açık ve hizmet veriyoruz. Tabii ki bu hizmetimiz hava şartlarına göre değişiklik gösterebiliyor. Mağaramızı sadece yağmurlu havalarda hava şartlarına göre can güvenliği açısından kapatıyoruz. Şiddetli yağmurlarda Meteorolojinin uyarıları dışında mağaramız sürekli olarak açık kalarak, ziyaretçi ağırlamaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Su seviyesi yükseldi”
Altınbeşik Mağarasının yaz aylarında su seviyesinin düştüğünü söyleyen Özkan, “Yaz aylarında mağaranın su seviyesinde düşüş yaşanmaktadır. Şu anda ise yağışlar ile birlikte su seviyesinde muazzam bir yükseliş meydana geldi. 200 metre bot ile mağaranın son noktasına vardığınızda 45 metre yükseklikten akan şelale ile karşılaşıyorsunuz” diye konuştu.
“Geçtiğimiz yıl rekor kırdık. Hedefimiz bu yıl 200 bin ziyaretçi”
Mağaraya gelen ziyaretçilerin her geçen yıl arttığını söyleyen Özkan, “Önceki yıllara göre her geçen yıl ziyaretçi sayısı artmaktadır. Son iki yıl içerisinde muazzam bir ziyaretçi artışı var. Antalya’dan bu tarafa gelen yeni yolun açılması ile birlikte yerli ve yabancı turist sayısı daha da artış gösterdi. Geçin yıl ortalama 130 bin ziyaretçi ağırladık. Hedefimiz bu yıl ise 200 bin bandını yakalamak. Gelen misafirlerimiz ağırlıklı olarak yerli turistler. Yurt dışından gelen ziyaretçilerimiz ise ağırlıkta Alman, Polonyalı ve Rus turistler geliyor. Şu an kış ayı olduğu için doğal olarak ziyaretçi sayısında düşüş var. Bu da hava şartlarından kaynaklanıyor. Yaz aylarında ortalama günlük ortalama 400 ziyaretçi geliyor. 2024 yılında Ocak ayında ise hava şartları el vermemesine rağmen 4 bin yerli ve yabancı ziyaretçi mağaramızı ziyaret etti. Bu yıl hedefimiz ise 200 bin ziyaretçi sayısına ulaşmayı tahmin ediyoruz” dedi.
Almanya’dan Türkiye’ye tatile gelen ve Side bölgesinde tatil yapan Alman turist Mıchelle, “Kendim Almanya’dan Türkiye’ye tatil için geldim. Side bölgesinde konaklıyorum. Altınbeşik Mağarasını ziyaret ettim. Burası muhteşem bir yer. Buradan çok memnun ayrılıyorum. Mağaradan çok etkilendim. Özellikle bot yolculuğu muhteşemdi. İçerisinde oluşan şelaleler ve oluşumlar harika. Almanya’ya dönünce burasını arkadaşlarıma anlatarak tavsiye edeceğim” diye konuştu.
Altınbeşik Mağarası, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile İbradı Belediyesi arasında yapıla protokolle 5+5 yıl olarak İbradı Belediyesi tarafından işletiliyor. Mağara, milyonlarca yıllık sürecin izlerini taşıyor. İbradı ilçesine 13,5, Ürünlü köyüne 4 kilometre uzaklıktaki 5 bin 500 metre uzunluğundaki Altınbeşik Mağarası, adını üst kısmında yer alan Altınbeşik Tepesi’nden alıyor. Denizden 450 metre yükseklikte olan mağara, 1966 yılında Türkiye Speleoloji Derneği kurucusu ve Onursal Başkanı Dr. Temuçin Aygen tarafından bulundu ve 1994 yılında milli park ilan edildi. İçindeki sarkıt ve dikitlerle görülmeye değer manzaralar sunan Altınbeşik Mağarası, beyaz renkli traverten ve içindeki gölet oluşumlarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Su derinliğinin bazı yerlerde 40 metreyi bulduğu mağaraya gelen turistler, etkileyici doğa oluşumunu kiraladıkları botlarla görme imkanı yakalıyor.
]]>